Azerbaycan’ın dış politikadaki stratejik önemini ve güvenlik analizlerine yaptığı katkıları göz önüne alındığında, Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi (AIR Center) Başkanı Dr. Farid Shafiyev’in son açıklamaları, ülkenin güvenlik stratejilerini şekillendirmede kritik bir rol oynamaya devam ediyor. Shafiyev’in, ‘Kale ile açık kapı arasında: Azerbaycan’ın güvenlik, laiklik ve hibrit savaş politikası’ başlıklı analizinde, Karabağ’ın yeniden kontrol altına alınmasının ardından ortaya çıkan yeni tehditlere odaklanması, mevcut güvenlik ortamının hassasiyetini ve geleceğe yönelik beklentileri yansıtıyor.

Eski büyükelçi ve saygın akademisyen olan Dr. Shafiyev, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in iktidar partisinin kurultayındaki konuşmasının temelini alarak, Azerbaycan’ın güvenlik anlayışının dört temel sütuna dayalı olduğunu vurguladı: Güçlü ordu, ekonomik bağımsızlık, çok yönlü dış politika ve hibrit tehditlere karşı koyabilen laik bir devlet yapısı. Ancak, Shafiyev’in dikkatini çeken en önemli unsur, bu sütunların güvenliğini sarsabilecek potansiyel bir risk: Dini radikalleşme. Bu durum, sadece askeri bir tehdit olarak değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir istikrar için de ciddi bir tehlike oluşturuyor.

Shafiyev’in, dini radikalleşme konusundaki değerlendirmesi, Karabağ meselesinin askeri aşamasının sona ermesiyle birlikte Azerbaycan’ın güvenlik gündeminde belirginleşen yeni sorunları ortaya koyuyor. Bu tehdidin, geçmişteki Ermeni milliyetçiliğinden farklı bir boyut taşıdığını ve bireysel ve toplumsal yaşamda daha güçlü bir karşılık bulabileceğini savunması, konunun ciddiyetini ve dikkatli bir yaklaşımı gerektirdiğini gösteriyor. Shafiyev, dinin, ‘kişisel, duygusal ve pek çok insan için önemli’ olduğunu, bu nedenle istismar edilme potansiyelinin yüksek olduğunu vurgulayarak, dini radikalleşmenin devlet güvenliği açısından oluşturabileceği tehlikeleri net bir şekilde ortaya koyuyor.

Shafiyev’in, 1917 Bolşevik Devrimi ve IŞİD’in yükselişi gibi tarihsel örnekleri kullanarak, küçük ama örgütlü grupların toplumların geleceğini nasıl değiştirebileceğine dair uyarıları, Azerbaycan’ın güvenlik stratejilerini şekillendirmede önemli bir araç oluşturuyor. Özellikle, radikal hareketlerin su ve gaz kesintileri, yolsuzluk gibi gündelik şikayetleri istismar ederek, ‘ahlaki saflığın’ savunucuları gibi davranabileceği vurgusu, Azerbaycan’ın dikkatli olmasını ve toplumdaki hassasiyetleri göz önünde bulundurarak, dini radikalleşmeye karşı etkili bir mücadele stratejisi geliştirmesini gerektiriyor. Shafiyev’in, laikliğin, toplumsal barışın temel güvencelerinden biri olduğunu ve Azerbaycan’ın farklı dini grupları barındırma yeteneğinin, bu barışı korumada kritik bir rol oynadığını belirtmesi, Azerbaycan’ın gelecekteki güvenlik stratejisinin temelini oluşturuyor.”}p>