Ekonomik arenada milyonlarca çalışanın beklentileri, aralık ayında başlayacak asgari ücret görüşmelerine odaklanırken, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin yayınlanan ilk taslağı, bu tartışmaya yeni bir boyut getirdi. Bütçede yer alan vergi istisnası desteği kalemine yapılan harcama, asgari ücretin geleceği hakkında önemli ipuçları veriyor. Bu kaynak artışı, asgari ücretteki potansiyel yükselişin sınırlarını belirleyebilir.

Bütçe teklifine göre, asgari ücret vergi istisnası kapsamında çalışanlara sağlanan gelir desteği için 2027 yılına 1 trilyon 460 milyar TL ayrılması öngörülüyor. Bu rakam, 2026 yılı bütçesinde aynı kalem için ayrılan 1 trilyon 92 milyar TL'ye göre %33,7'lik bir artışa işaret ediyor. Bu durum, asgari ücret artışının bütçe kaynakları ile sınırlı olup olmayacağını tartışırken, hesaplamalara göre asgari ücretin 37 bin 536,94 TL'ye yükselebileceğini gösteriyor.

Bu hesaplama, enflasyon beklentileri ve bütçe içerisinde öngörülen vergi istisnası desteği oranları dikkate alınarak yapılıyor. Ancak, asgari ücretin belirlenmesinde yalnızca bütçe kalemleri değil, aynı zamanda enflasyon oranları ve işverenlerin maliyetleri de önemli rol oynayacak. Örneğin, Yeni Orta Vadeli Program'da (OVP) 2026 yılı sonu için öngörülen %28,4'lük enflasyon oranı dikkate alındığında, asgari ücretin net değeri yaklaşık 36.048,94 TL'ye çıkabilir. Bu senaryoda brüt asgari ücret 42.410,52 TL'ye, işverenlerin maliyeti ise 52.483,02 TL'ye ulaşacaktır.

Sonuç olarak, bütçedeki vergi istisnası desteği artışı, asgari ücretin ne kadar yükselebileceğine dair bir tahmin sunarken, nihai karar aralık ayında yapılacak görüşmelerin ardından belirlenecek. Enflasyon beklentileri, işverenlerin maliyetleri ve bütçe kaynakları arasındaki denge, asgari ücretin belirlenmesinde kritik öneme sahip olacak. Farklı senaryolara göre asgari ücretin net değeri 35 bin 94 TL ile 37 bin 901 TL arasında değişebilir. Bu nedenle, asgari ücretin geleceği, hem bütçe görüşmelerinin hem de ekonomik koşulların etkileşimiyle şekillenecektir.