Gaziantep’in çarşılar bölgesinde, zamana meydan okuyan bir mekân var: Tahmis Kahvehanesi. 1635’ten beri misafirlerini ağırlayan bu işletme, özellikle son yıllarda turizm sezonunda adeta bir cazibe merkezi haline geldi. Kahvehanenin önünde, özellikle yabancı turistler arasında, uzun kuyruklar oluşması, yörenin unutulmuş lezzetlerinin yeniden keşfedildiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Kahvenin başarısının sırrı, geleneksel yöntemlerle hazırlanan menengiç kahvesi ve bu kahvenin eşsiz aroması. Bakır cezvelerde, geleneksel usullerle pişirilen bu kahve, ziyaretçilere hem yöresel bir deneyim sunuyor hem de Gaziantep’in zengin kültürel mirasını yansıtıyor. Kahvenin tadı, modern kahve demleme teknikleriyle kıyaslanamaz; bu, ziyaretçiler için ayrı bir çekicilik oluşturuyor.
Kahvehanenin işletmecisi Selim Bağcı, turistlerin menengiç kahvesine duyduğu ilgiyi memnuniyetle belirtiyor. Ziyaretçilerin kahvenin hazırlanışına ve içerdiği doğal unsurlara büyük ilgi gösterdiğini ifade ediyor. Bağcı, “Menengiç, doğanın bize sunduğu, kafeinsiz bir alternatif kahvedir. Yaban fıstığının henüz aşılanmamış, otantik halidir. Bu özelliği, özellikle sağlıklı beslenmeye özen gösteren turistler için büyük bir avantaj oluşturuyor” diyor.
Ziyaretçilerden alınan olumlu geri bildirimler, kahvehanenin başarısının en önemli nedenlerinden biri. İlk kez menengiç kahvesini deneyen birçok turist, kahvenin lezzetinden ve geleneksel sunumundan dolayı büyük memnuniyet duyuyor. Bu memnuniyet, çoğu zaman internet üzerinden kahve siparişlerine dönüşüyor. Gaziantep’i üçüncü kez ziyaret eden Ayşe Yağız Çoban gibi, bu kahveyi deneyenler, yöreyi ve kahveyi başkalarına tavsiye etme konusunda hevesli oluyorlar. Tahmis Kahvehanesi, Gaziantep’in kültürel zenginliğini ve yöresel lezzetlerini keşfetmek isteyenler için unutulmaz bir deneyim sunuyor.”} attı: