İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin asırlık yolsuzluk soruşturması, yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun sunumundan ziyade şov yapma eğilimiyle dikkat çekiyor. Dört gün boyunca müşteki konumundaki Ali Nuhoğlu’nun iddialarına doğrudan yanıt vermekten kaçınırken, çapraz sorguda ciddiyetten uzak ve alaycı ifadelerle yargılama sürecini karmaşıklaştırdı. Müteahhit Nuhoğlu’nun, İSKİ’ye ait alacaklarını tahsil etmek amacıyla saraydaki 50 milyon dolarlık vilları rüşvet olarak devrettiği iddiası, İmamoğlu’nun savunmalarında ‘ticaret’ kavramıyla örtbas edilmeye çalışılıyor.

Mahkeme başkanı ve savcının, Nuhoğlu’nun iddialarının temellerini sarsacak sorular yöneltmesiyle İmamoğlu’nun tepkileri, yargılamanın akışını değiştirdi. “Telekom’a sorun”, “O işten sorumlu bakanlığa sorun” gibi alaycı yanıtlar verirken, somut delillerin ve hukuki gerekçelerin önemini göz ardı etti. Kasa Adem Soytekin’in, kendisine rüşvet olarak sunulan bağışların aslında rüşvet olduğu ve bu durumun kendisini nasıl etkilediğiyle ilgili açıklamaları, İmamoğlu’nun gerginliğine neden oldu. İmamoğlu, Soytekin’in sorularına çare bulmak yerine, daha da alaycı bir tutum sergileyerek konuyu görmezden geldi.

Duruşma savcısı Murat Gülibrahimoğlu’nun, İmamoğlu ve Nuhoğlu arasındaki telefon trafiğiyle ilgili HTS kayıtlarını incelemesi, İmamoğlu’nun savunmalarını daha da zayıflattı. Yüzlerce kez sıfır metre baz birliği alışverişi yapılmasına rağmen, İmamoğlu soruları yanıtlamak yerine, “Onu telekoma sorun ya da o işten sorumlu bakanlığa sorun. Ben o işten anlamam” diyerek yargılamayı sulandırmaya çalıştı. Bu durum, İmamoğlu’nun usul ve delil üzerine odaklanmadığını, aksine algı yönetimi ve şov yapma stratejisine yöneldiğini gösterdi.

Mahkeme heyetinin, belediye içerisindeki kayıt dışı para akışları ve görev dağılımı ile ilgili sorularını sorması üzerine İmamoğlu, bu durumu “Ekrem İmamoğlu’nun liderlik anlayışı” olarak meşrulaştırmaya çalıştı. Aleyhine ifade veren sanıkların ve itirafçıların beyanlarını küçümsemek ve yargılama sürecini etkili bir şekilde yönetmekten acziyetini gösterdi. Bu durum, yargılamanın seyrini ve kamuoyunun algısını etkileme amacını barındırıyordu.