Fransa'nın çeşitli şehirlerinde, özellikle de hayat pahalılığına karşı yükselen bir isyan dalgası, kontrolü kaybederek şiddetli çatışmalara ve önemli hasarlara yol açtı. Liselerden emekliler ve iklim savunucuları gibi geniş bir kesimden oluşan sarı yelekliler hareketi, hükümetin politikalarına karşı sokaklarda gösterilerini sürdürüyor. Bu gösteriler, bazen barışçıl protestolarla başlayıp, kısa sürede şiddet ve yıkıma dönüşüyor.
Paris’in Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayıp Clichy Meydanı’na uzanan bir rota üzerinde yürüyen göstericiler, polislerle aralarında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir ortamda, molotof kokteylleri ve taşlarla saldırı girişimlerinde bulundular. Bu durum, bazı iş yerlerinin ve araçların tahrip olmasına neden olurken, güvenlik güçlerinin de karşılığında biber gazı ve daha şiddetli müdahalelerde bulunmasına yol açtı. Şehir merkezindeki bankalar, sigorta şirketleri ve lüks mağazaların vitrinleri, göstericilerin saldırıları sonucu zarar gördü. Metro sisteminde aksamalar yaşanırken, trafiğin de yoğunlaşmasıyla şehir hayatı ciddi şekilde aksamış durumda.
Bu durum, ülke geneline yayılarak Lyon, Marsilya, Rennes ve Lille gibi büyük şehirlerde de benzer eylemlere sahne oluyor. Marsilya’da belediye binasına yapılan saldırı ve ardından gelen takviye çevik kuvvet ekipleri, şiddetin boyutunu daha da artırmıştı. Lyon’da ise ünlü bir markanın şubesinin yağmalanması ve turizm ofisinin ateşe verilmesi, olayların ciddiyetini gözler önüne seriyordu. Saint-Etienne’de yaşananlar ise biber gazı kullanımı ve bir göstericinin aldığı ağır yaralanma ile tırmanmıştı. Şiddet eylemlerinin yayılması, ülke genelinde 400’ü aşkın kişinin gözaltına alınmasına neden oldu.