İstanbul’da düzenlenen “Kursiyer ve Mezuniyet Buluşması”nda konuşan Emine Erdoğan, Türkiye’nin asrın felaketinden yeniden doğuşuna dair önemli bir tablo çizdi. Şule Yüksel Şenler Vakfı’nın 6 Şubat depremlerinin ardından sahada gösterdiği özverili çalışmalar, sadece acil ihtiyaçları gidermekle kalmayıp, uzun vadeli çözümler üretme konusundaki kararlılığı, vakfın da toplumun değerlerine ve misyonuna uygun bir şekilde hareket ettiğini gösterdi.
Vakfın, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TOKİ ve AFAD ile işbirliği yaparak hayata geçirdiği “İşim Gücüm Olsun Projesi”, depremden etkilenen 11 ilimizdeki 32 atölyesinde kadınlara tekstil ve kuaför eğitimi vererek, onların ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirme hedefiyle ilerliyor. Bu atölyelerde, 7 aylık bir eğitim sürecinin sonunda ustalık belgesi almaya hak kazanan kursiyerler, yeniden doğuşun bir sembolü haline geliyor. Bu süreçte, her bir kursiyerin hikayesi, umut ve azmin güçlü bir örneğini oluşturuyor.
Programın en önemli unsurlarından biri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile vakıf arasında imzalanan işbirliği protokolü ve “İş Gücü Uyum Programı”. Bu program sayesinde, mezunlar hem kamu yararına üretim yaparak gelir elde edecekler hem de mesleki becerilerini geliştirmeye devam edecekler. İŞKUR’un da bu süreçte yer alarak, kursiyerlerin kalıcı istihdama kavuşmasını sağlaması, projenin başarısı için kritik bir rol oynuyor. Erdoğan, bu yaklaşımın, eğitimle başlayan bir yolculuğun istihdamla taçlanmasının ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Emine Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin yarattığı büyük acıyı ve kayıpları hatırlatarak, milletin asrın felaketinden yüzünü ümitle geleceğe dönerek nasıl bir dayanışma sergilediğini vurguladı. “Yüzünü ümitle geleceğe dönen bir milletiz” ifadesi, Türkiye’nin zorlu sınavdan başarıyla çıkışının ve yeniden yapılanma sürecinin en güçlü simgesi haline geldi. Bu büyük acının herkesin ruhunda tazeliğini koruduğu bilinse de, milletin inancı ve azmiyle yeniden ayağa kalkma çabası, umut ışığı oluyor. Bu sayede, depremden sonra da umutla geleceğe bakabilen, güçlü bir topluma dönüşü sağlandı.”}p>