İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde, imar planlarına kesinlikle uymayan yapılarla ilgili kapsamlı bir soruşturma, büyük bir skandalın ortaya çıkmasına neden oldu. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün yoğun desteğiyle gerçekleştirilen operasyon, 12 kişinin tutuklanmasına yol açtı. Bu durum, İstanbul’un imar düzenlemelerinde ciddi bir çöküşü işaret ediyor.

Soruşturma, özellikle İmamoğlu İnşaat firmasının projeleriyle ilgili detaylı bir inceleme sonucunda başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan bilirkişi raporları, firmanın imar mevzuatına aykırı değişiklikler yaptığını ve ruhsat projelerine tamamen ters düşen inşaatlar gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Yapılan kontrollerde, Beylikdüzü Belediyesi’nin tüm bu ihlallere rağmen yapı kullanma izin belgeleri (İskan) düzenlediği saptandı. Bu durum, belediyenin imar mevzuatına olan bağlılığının sorgulanmasına neden oluyor.

Operasyonda, Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı Tuncay Demircan gibi birçok belediye çalışanı, mimar, mühendis, şehir plancıları, inşaat mühendisleri ve yapı denetim firmalarının ortakları da dahil olmak üzere 28 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 27’si tutuklandı. Emniyetteki işlemlerin ardından şüpheliler, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılığın hazırladığı sevk yazısında, yapının kimlik belgesi niteliğindeki evrakların düzenlendiği parseller dışında kullanıldığı ve mevzuata aykırı şekilde yeniden düzenlendiği belirtildi.

Sevk yazısında ayrıca, 1185 ada 5 parsel ve 727 ada 2 parsel üzerinde hayata geçirilen “In Mari Prime”, “In Mari Oksijen” ve “In Mari Beylikdüzü” projelerinin de imar planlarına aykırı olduğu vurgulandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü raporları ve bilirkişi raporları, bu projelerde gizli emsal artışları yapıldığını, satılabilir alanların artırılarak haksız ekonomik menfaat sağlandığını gösteriyor. Yapı denetim firmalarının da bu ihlalleri önleme görevini yerine getirmediği ve gerçeğe aykırı belgeler düzenlediği ortaya çıktı. Sulh Ceza Hakimliği, 12 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Bu olay, İstanbul’da imar mevzuatının nasıl istismar edildiğinin ve yapı denetim sisteminin ne kadar yetersiz kaldığının açık bir örneğini sunuyor.