ABD ekonomisinin geleceği, Hazine Bakanlığı’nın açıkladığı son verilere göre ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya. 2026 mali yılında, ülke çapında borç faiz ödemeleri 1,05 trilyon doları aşarak tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, artan borç yükü altında ezilen bir ekonominin resmini çiziyor ve uluslararası piyasalarda endişe yaratıyor.

Bu rekor rakamın altında yatan temel nedenler, hem büyüyen borç stoku hem de artan faiz oranları. 32 trilyon doları aşan borç miktarı, son beş yılda yaklaşık 10 trilyon dolar artışla, ABD ekonomisinin geleceği hakkında ciddi sorular sormamıza neden oluyor. Hazine tahvillerine uygulanan faiz oranları da benzer oranda yükselerek, borçlanma maliyetlerini önemli ölçüde artırıyor. Eylül sonu itibarıyla yüzde 3,52’ye ulaşan bu oran, beş yıl öncesine göre neredeyse dört kat daha yüksek.

Ekonomistler, bu durumun ABD’nin ekonomik şoklara karşı direncini zayıflatacağını ve ülkenin finansal hareket alanının giderek daraldığını belirtiyor. Peter G. Peterson Vakfı’nın araştırmaları, faiz giderlerinin gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının yüzde 3,2’ye ulaşabileceğini öngörüyor. Bu, 1991’de kaydedilen önceki rekoru da geride bırakacak bir gelişme. Ancak, bu yüksek faiz oranlarının, piyasalarda kredi verenlerin ABD’ye borç vermeyi tamamen bırakmasına neden olacağı endişesi de hakim.

Bu noktada, Hazine Bakanı Scott Bessent’in aldığı önlemler ve ekonomistlerin yorumları büyük önem taşıyor. Mevcut koşulların henüz bir borç krizine işaret etmediği yönündeki görüşler, kısa vadede rahatlatıcı olsa da, uzmanlar, kredi verenlerin hangi noktada ABD’ye borç vermeyi durdurabileceği konusunda uyarılıyorsunuz. Brookings Enstitüsü kıdemli araştırmacısı Louise Sheiner, durumun ülkenin mali kapasitesinin zaman içinde aşınması olduğunu vurgularken, bu durumun Hazine’nin piyasalardan finansman sağlama yeteneğini tehlikeye atabileceğini belirtiyor. Veri kaynakları Foreks tarafından sağlanmaktadır. NASDAQ, Dow Jones Industrial Average, SHCOM, FTSE 100, CAC 40, DAX 30, Hang Seng, Bovespa, VİOP ve Tahvil-bono verileri 15 dakika gecikmeli verilmektedir.