Doğanın sunduğu kaynakları değerlendirme çabaları, tarım sektöründe önemli bir dönüşümün habercisi. Kırklareli Atatürk Toprak, Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) işbirliğiyle geliştirilen proje, zeytinyağı üretiminin ardından ortaya çıkan posa sorununa yenilikçi bir çözüm sunuyor. Bu çalışma, hem atık miktarını azaltırken hem de tarımda kimyasal gübre kullanımına alternatif bir yol açmayı amaçlıyor.

Proje, zeytinyağı fabrikalarının atık olarak değerlendirdiği “pirina” adı verilen posadan biyokömür elde etmeyi hedefliyor. Bu biyokömür, özel bir yerli patentli bileşikle birleştirilerek, toprağın besin değerini artıracak organomineral gübreye dönüşüyor. Bu sayede, toprakta azotun hızla kaybolması önlenerek, bitkilerin besin ihtiyacı daha uzun süreli ve verimli bir şekilde karşılanabiliyor. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen testler sonucunda, bu gübrenin bitki verimini artırdığı ve kimyasal gübre kullanımını azaltabileceği tespit edilmiş durumda.

Araştırmacılar, gübrenin toprakta daha uzun süre kalmasını, bitkilerin azottan daha fazla yararlanmasını ve aynı verimin daha az kimyasal gübreyle elde edilmesini sağlamayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, hem çevreye duyarlı bir tarım modeli oluşturuyor hem de çiftçilerin maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor. Projenin son aşaması olan 2026 yılı sonunda tamamlanması planlanıyor ve bu süreçte elde edilecek veriler, tarım sektöründe önemli bir bilgi birikimine katkı sağlayacak.

Bu yenilikçi gübre, piyasadaki leonardit ve azot kaybını engelleyen diğer ürünlerle karşılaştırıldığında, iki yöntemi birleştirerek daha kapsamlı bir çözüm sunuyor. Azotlu gübre üretiminin yüksek enerji gerektirdiğini ve dolaylı olarak sera gazı salımlarını artırdığını göz önünde bulundurularak, bu projenin sürdürülebilir tarım için önemli bir adım olduğu düşünülüyor. Projenin Trakya’da, özellikle buğday, mısır ve çeltik gibi önemli tarım ürünlerinin yetiştirildiği bölgelerde büyük önem taşıması bekleniyor.