Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) hazırladığı detaylı analizler, Ekim 2026’da konut piyasasının karmaşık yapısını ortaya koydu. TÜİK ve Endeksa tarafından yayınlanan veriler, özellikle reel değer kayıplarına rağmen bazı bölgelerde yatırımcılar için cazip fırsatlar olduğunu gösteriyor. Yıllık enflasyonun 29,7’nin üzerine çıkması ve konut fiyatlarındaki genel gerileme, piyasadaki hassasiyeti artırmış durumda.
Bu dönemde, konut fiyat endekslerinde aylık artışlar gözlemlenirken, toplam konut satışlarında bir düşüş yaşandı. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki fiyat artışları öne çıkarken, diğer bölgelerdeki performans daha sınırlı kaldı. Sıfır konut pazarı, finansman koşullarının zorluğuyla birlikte ilk el konut satışlarındaki artışla bekleneni aşarak önemli bir pay elde etti. Konut kredisi faiz oranlarındaki düşüş, ipotekli konut satışlarında da bir canlanma yaratmış, ancak genel piyasa dengesini değiştirecek kadar etkili olamadı.
Verilere göre, Türkiye genelindeki ortalama konut fiyatı 4 milyon 983 bin 480 TL seviyesindeydi ve sıfır konut piyasasının ortalama geri dönüş süresi 12 yıl olarak hesaplandı. Yıllık ortalama brüt getiri oranı ise %8,04 ile piyasanın potansiyelini gösteriyordu. Ancak, bu oranın bazı bölgelerde %8,04’ün üzerine çıkması, yatırımcılar için cazip fırsatlar yarattı. Özellikle Hakkâri, Şanlıurfa ve Muş gibi bölgeler, yüksek getiri potansiyelleriyle dikkat çekiyor.
En yüksek getiri potansiyeline sahip ilk 10 il, yatırımcılar için önemli bir referans noktası oluşturuyor. Bu illerdeki ortalama konut fiyatları ve yıllık brüt getiri oranları, piyasadaki dinamikleri anlamak ve stratejik kararlar almak için kritik bilgiler sunuyor. Bu analiz, konut piyasasında yatırım yapmayı düşünenler için önemli bir başlangıç noktası olabilir.