Küresel finans merkezlerinde yaşanan karmaşık etkileşimler, altın fiyatlarını haftalık olarak etkiledi. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecekteki faiz kararlarıyla ilgili beklentileri ve küresel enerji piyasalarındaki ani yükselişler, değerli metalin performansını belirleyen ana unsurlar oldu. Haftanın son gününde, piyasalar arasında bir ayrışma yaşandı ve altın, bu karmaşanın ortasında değer kaybetti.

Haftanın başında, doların zayıflaması ve ABD tahvil getirilerindeki düşüşler, altın için destekleyici bir etki yaratmıştı. Ancak, enerji maliyetlerindeki sert artış, bu olumlu havayı dağıttı ve altın üzerindeki desteği azaltarak fiyatlara baskı uyguladı. Bu durum, yatırımcıların risk iştihalinin azalması ve güvenli limanlara yönelmesiyle de bağlantılı olarak değerlendiriliyor.

Enflasyon verileri, piyasaları daha da şaşırtıcı bir şekilde etkiledi. Eylül ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve çekirdek enflasyon, beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Enerji bölümündeki yüzde 20,4’lük büyüme, manşet enflasyonun yükselmesine neden olurken, üretici fiyat endeksi (ÜFE) de 2022'den beri en yüksek seviyesine ulaştı. Bu veriler, Fed'in agresif bir faiz artışı yapma olasılığını yükseltirken, aynı zamanda altın gibi enflasyona karşı korunma arayan yatırımcılar için bir fırsat da sunuyordu.

Ancak, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın temkinli açıklamaları, piyasalarda oluşan gerginliği azaltarak yön değiştirdi. CME FedWatch verilerindeki revizyonlar, ekim ayında 25 baz puanlık bir faiz artışının olasılığını düşürdü. Bu durum, yatırımcıların daha kademeli bir yaklaşımın benimsenmesi beklentisini güçlendirdi ve altın fiyatlarındaki düşüşü sınırlamaya yardımcı oldu. Bu arada, ABD tahvil piyasasının canlılığı ve yapay zeka yatırımlarına yönelik endişeler, devlet tahvillerine olan talebi artırarak faiz getirisi olan altının cazibesini korudu. Enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ise altın üzerindeki baskıyı artırarak, piyasalarda karmaşaya neden oldu.