Brüksel'deki Avrupa Konseyi zirvesi, Karadağ’ın Avrupa Birliği’ne tam üyelik yolculuğunda önemli bir aksaklık yaratmış durumda. Hırvatistan’ın itirazları üzerine, Karadağ’ın AB’ye kabulü için belirlenen 2026 hedeflenmiş takvim, zirve sonuçlarında yerini alamadı. Bu durum, Karadağ’ın 2028’e kadar bu hedefe ulaşma ihtimalini ciddi bir şekilde zedeledi ve sürecin geleceği hakkında belirsizlik yarattı.
Zirve öncesinde sunulan taslakta, müzakerelerin yıl sonuna kadar geçici olarak tamamlanması ve katılım anlaşması hazırlıklarının hızlandırılması öngörülüyordu. Ancak Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, bu hedeflerin metinden çıkarıldığını açıkça belirtti. Plenkovic, iki ülke arasındaki uzun süredir çözülmemiş sorunlara işaret ederek, Karadağ yönetimine ikili görüşmelere odaklanılması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, Karadağ’ın AB’ye giden yolunun Hırvatistan’ın tutumuyla doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Hırvatistan’ın Karadağ’a sunduğu sekiz maddelik şartlar, müzakerelerin kilidini açmak için kritik öneme sahip. Bu şartlar arasında, 1990’lardaki savaşın izlerini taşıyan Morinj kampı mağdurlarına tazminat talebi, kayıp kişilerin bulunması, deniz sınırlarının netleştirilmesi ve tarihi Jadran gemisinin iadesi gibi hassas konular yer alıyor. Bu talepler, Karadağ’ın AB’ye kabul edilmesinde karşılaşılabilecek en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor.
Avrupa Birliği’ne yeni üye kabulünde tüm üye ülkelerin mutabakatı gerekiyor. Bu nedenle, Hırvatistan’ın tutumu, Karadağ’ın üyelik sürecini doğrudan etkilemekte. 2012’den beri devam eden müzakerelerde 21 faslı tamamlamış olmasına rağmen, zirve sonuçlarından takvimin çıkarılması, ikili anlaşmazlıkların üyelik sürecindeki belirleyici rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bu durum, Karadağ’ın Avrupa hayallerinin ne zaman gerçekleşeceği konusunda önemli bir soru işareti yaratmış durumda.