İstanbul'un kaynakları, halkın ihtiyaçlarını karşılamak yerine siyasi çıkarların peşinde koşarken, gerçek hizmetin ne anlama geldiği sorgulanmalıdır. Belediyelerin, vatandaşlara değil, kendi çıkarlarını gözeterek hareket etmesi, güvenin sarsılmasına ve toplumsal huzursuzluğun artmasına neden olmaktadır. Bu durum, şehrin sorunlu yapısını ve yönetimde yaşanan eksiklikleri gözler önüne sermektedir.
Belediyelerin, görevlerini yerine getirirken önceliği halkın refahına, güvenliğine ve yaşam kalitesine koyması gerekmektedir. Ancak, yaşanan olaylar, yönetim anlayışında temel bir yanlışlığın olduğunu göstermektedir. Bu yanlışlık, kaynakların verimli kullanılması, etkin hizmet sunulması ve şeffaf bir yönetim anlayışının benimsenmesi gibi konularda ciddi eksiklikler içermektedir. Halkın beklentileri, sadece maddi imkanlar değil, aynı zamanda bilgi, beceri ve vizyon da kapsamalıdır.
Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'in Düzce'de hayatını kaybetmesi, sadece bir bireyin kaybı değil, aynı zamanda yönetimde yaşanan eksikliklerin ve ihmallerin de bir göstergesidir. Gültekin'in Üsküdar'da sel felaketinden etkilenen vatandaşlara gösterdiği duyarlılık, gerçek bir hizmet anlayışının ne anlama geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu örnek, diğer yöneticilere ve belediyelere bir ders olmalıdır. Halkın ihtiyaçlarını önceden tahmin ederek hazırlıklı olunmalı, afet durumlarında hızlı ve etkili müdahalelerde bulunulmalı ve mağduriyete uğramış vatandaşlara destek olunmalıdır.
Güney Kore'deki Muson Projesi, yağmurun sadece bir hava olayı değil, aynı zamanda insanların ruh haline ve yaşam kalitesine etkisi olan bir güzellik olduğunu göstermektedir. Bu proje, yerel yönetimlerin, doğal güzellikleri ve kültürel değerleri kullanarak halkın moralini yükseltmesini ve yaşam alanlarını güzelleştirmesini sağlamaktadır. Bizim sokaklarımızda ise, yağmurun getirdiği sorunlarla başa çıkmak yerine, bu doğal güzelliği kullanmak yerine, kaynak israfına ve yönetim hatalarına teslim olmaktayız. Bu durum, şehrimizin geleceği için ciddi bir kayıptır.