Türkiye’nin siyasi arenasında adından sıkça söz ettiren Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesinin, uluslararası düzeyde karmaşık bir kara para aklama operasyonu yaptığına dair şok edici bilgiler ortaya çıktı. Alman işadamlarının şikayetleri üzerine başlatılan soruşturma, Sarıgül’ün siyasi ve ekonomik çevresinin, yurtdışına büyük miktarlarda para transferi yaparken resmi prosedürleri görmezden geldiği, hatta siyasi otoritesini kullanarak bu operasyonu kolaylaştırmaya çalıştığına işaret ediyor. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası finans sistemlerindeki potansiyel risklerini ve siyasi liderlerin bu sistemlerdeki rolünü yeniden gündeme getiriyor.
Soruşturmanın ilk aşamalarında, Alman işadamları Kai Precat ve Marc Baeriswyl’nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları suç duyurusuyla hareket eden savcılar, Sarıgül ailesi ve çevresinin, Alman işadamlarıyla yaptığı anlaşmaların şüpheli olduğunu tespit etti. 80 milyon euroluk gayrimenkul sözleşmesi, 100 milyon euroluk şüpheli yalı havaleleri ve 1 milyar euroluk hayali fon vaatleri, bir araya geldiğinde devasa bir kara para trafiği oluşturuyordu. Bu süreçte, Sarıgül’ün oğlu Abdurrahman Emir Sarıgül ve eski eşi Aylin Kotil’in de bu operasyonda yer aldığı iddia edildi. Savcılık, şüphelilerin, kayıtdışı paraları yurtdışına sokmak ve resmi kanallarla yurtiçindeki gayriresmi paraları yurtdışına çıkarmak için karmaşık bir aklama ağı kurduğunu belirledi.
Soruşturma, Alman işadamlarının para hareketlerini bloke etmesiyle daha da karmaşık hale geldi. Mustafa Sarıgül’ün, siyasi ve kamu gücünü kullanarak 1 milyar euroluk bir fonu kredi yöntemiyle yurtdışına getireceğini vaat etmesi, şüpheleri artırdı. Abdurrahman Emir Sarıgül’e ait olan 32 milyon euro değerindeki yalı için 100 milyon euro havale edildi. Ancak bu havalenin banka tarafından bloke edilmesi üzerine, İngiliz siciline kayıtlı 1.5 milyon euro değerindeki bir tekne Emir Sarıgül’e devredildi. Bu durum, paranın akışındaki belirsizliği ve manipülasyonu gözler önüne serdi. Savcılar, bu olayların, Sarıgül ailesinin uluslararası finans sistemlerindeki yetkisini ve etkisini gösterdiğini vurguladı.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, şüphelilerin uluslararası banka denetimlerini aşmak için elden nakit taşıma ve kurye kullanma gibi yöntemlere başvurduğu ortaya çıktı. 1 milyon euronun 500 bin eurosunun bankadan, kalan 500 bin eurosunun ise Almanya Münih’te elden teslim alındığı belirlendi. Bu süreçte, Mali Müşavir Volkan Aslanbaş’ın, kurye olarak Mustafa Sarıgül tarafından Almanya’ya gönderildiği ve hatta silahlı korumalarla buluşmaya gittiği tespit edildi. Şüphelilerin,