Eğitim arenasında yeni bir skandal yaşandı! İmam hatip ortaokullarının başarı oranlarını yükseltmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından başlatılan ‘Hazır Bulunuşluk Sınavı’ mahkeme kararıyla askıya alındı. Bu sınav, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin özel bir değerlendirme sürecinden geçirilerek, bu öğrencilerin imam hatip ortaokullarına yönlendirilmesi amacıyla düzenleniyordu. Ancak, bu uygulamanın anayasal eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve eğitimde ayrımcılığa yol açtığı gerekçesiyle Eğitim İş Sendikası tarafından açılan davada mahkeme, sınavın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
Sınavın temelinde yatan mekanizma, MEB Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen’in liderliğindeki bir stratejiydi. Amaç, özellikle en başarılı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinden bir seçki yaparak, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Liselerarası Gelecek Yarışması (LGS) gibi önemli sınavlarda imam hatip ortaokullarının başarı sıralamalarını artırmaktı. Ancak, bu yaklaşımın, öğrencileri belirli bir ideolojiye yönlendirme potansiyeli taşıdığı ve eğitimde eşit fırsat ilkesine ters düştüğü yönünde ciddi eleştiriler yükseldi. Sınav, 10 Nisan 2026’da Sözcü Gazetesinde yer almıştı.
İzmir Valiliği ve İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, İHO’lara öğrenci seçimi için düzenlediği bu sınav, Eğitim İş Sendikası tarafından açılan davada mahkemece iptal edildi. Sendikanın avukatları, sınavın anayasaya ve mevzuata aykırı olduğunu savunarak, “İmam hatip ortaokulları zeki öğrenci avına çıktı” şeklindeki uygulamayı eleştirerek, öğrencilerin okul türlerine göre ayrıştırılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. Mahkeme, sınavın, eğitimde eşit fırsat ilkesine ve anayasal düzenlemelere aykırı olduğunu gerekçe göstererek yürütmeyi durdurdu. Bu karar, eğitimde ayrımcılığın önüne geçilmesi ve eşit fırsatın sağlanması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Olayın İzmir Bergama Göçbeyli İHO’su üzerinden somutlaşıp, eğitimde yaşanan çarpıklıkları gözler önüne seriyor. Okulda 7 derslik ve 7 öğretmen bulunurken, öğrenci sayısı 27’de kalmış ve dersliklerin büyük bir kısmı öğrencisiz kalmıştı. Türkiye genelindeki 12 bin 472 ortaokuldan 3 bin 496’sının imam hatip ortaokulu olduğu ve bu okullara 4. ve 5. sınıflardan özel sınavlarla öğrenci kaydedilmeye çalışıldığı bilgisinde, eğitimde yaşanan karmaşık durumu ortaya koyuyor. Bu durum, eğitimde eşitliğin sağlanmasının ne kadar zorlu bir mücadele gerektirdiğini de gösteriyor.