Türkiye’nin tarım arenasında, özellikle Trakya’nın bereketli topraklarında yetişen ayçiçeği, ekonomik anlamda kadın çiftçileri zorlu bir mücadeleye sürükledi. ‘Sarı Gelin’ ve ‘Gündöndü’ olarak adlandırılan bu değerli ürünün üretimi, artan maliyetler ve yetersiz destekle birlikte, birçok çiftçinin borç batağına sürüklenmesine neden oluyor. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nde, bu zorlu koşulların ne kadar göz ardı edildiği tartışılırken, tarımsal üretimin emekçi kadınların yaşamını nasıl etkilediği bir kez daha ön plana çıkıyor.
Türkiye’nin ayçiçeği üretimi, dünya genelinde beşinci sırada yer almasına rağmen, yanlış tarım politikaları ve destek eksikliği nedeniyle bu potansiyelin tam olarak kullanılamadığı görülüyor. 23 yıllık süreçte 350 milyar liralık ayçiçeği ithalatına yapılan ödemeler, bu durumun acı bir göstergesi. CHP’li milletvekili İlhami Özcan Aygun’un “Avrupa ve Amerika’daki kadın çiftçiler mutlu ama Türkiye’deki kadın çiftçiler borç içinde. Siz Türk çiftçisine düşman mısınız, neden dünya çiftçisine çalışıyorsunuz?” çağrısı, iktidarın bu konuya yaklaşımında ciddi bir eksiklik olduğunu gözler önüne seriyor. İthalat lobisinin baskısı altında, yerli üreticinin aleyhine politikalar üretildiği iddiaları, tartışma konusu haline geliyor.
Veriler, tarım sektöründe çalışan kadınların sayısının önemli bir oranda olduğunu gösteriyor. Ziraat odalarının verilerine göre, tarım sektöründe yaklaşık 5 milyon kişi çalışırken, bu sayıdan 2 milyondan fazlası kadın çiftçidir. ÇKS kayıtlarına göre 3 milyon çiftçi bulunurken, bu sayının sadece 300 bin civarında kadını temsil ettiği görülüyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre toplam üye sayısında 956 bin 643 kadın çiftçi yer alıyor. Yaş ortalaması 61 olan bu kadınların, ekonomik zorluklar karşısında yılmamaları ve üretmeye devam etmeleri takdire şayan olsa da, devlet desteğinin artırılması ve politikaların yeniden gözden geçirilmesi büyük önem taşıyor.
Şerafettin Kılıç ve Aykut Kaya gibi milletvekillerinin, ithalatın önünün açılmasının ve yerli üreticinin zarar görmesinin eleştirileri, çözüm odaklı bir yaklaşımın gerekliliğini vurguluyor. Tarım ülkesi olma potansiyelini tam olarak kullanabilmek için, kadın çiftçilerin sorunlarına odaklanılması ve onlara yönelik desteklerin artırılması, hem ekonomik hem de sosyal açıdan büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, ayçiçeği üretimi gibi stratejik bir ürünün, kadınların geçim kaynaklarına katkıda bulunması ve Trakya’nın ekonomik gücünü artırması hedeflenmeli.