İBB davasının önemli bir dönüm noktasında yer alan üçüncü günün tanığına şahitlik eden Ekrem İmamoğlu, savunmasına kapsamlı bir şekilde devam etti. İmamoğlu, İBB’nin yönetimiyle ilgili iddiaların, karmaşık bir ağ gibi birbirine bağlı operasyonlar sonucu ortaya çıktığını vurgulayarak, 33 ayrı dosyada toplam 2.5 milyar doların kamu zararına yol açtığını iddia etti. Savunmasının merkezine yerleştirdiği örneklerle, sürecin nasıl bir karmaşıklığa ulaştığını somutlaştırmaya çalıştı.

İlk olarak, Başakşehir’deki askeri arazinin kamulaştırılması olayını gündeme getiren İmamoğlu, 2016 yılında yapılan 13.5 milyon dolarlık işlemi, müfettişlerin daha sonra belirlediği 13 milyon 350 bin lira değerle karşılaştırarak yaklaşık 11.5 milyon dolarlık bir fark olduğunu savundu. Ardından, Bahçeşehir’deki arsa alım-satım sürecini ele alarak, bir firmanın araziyi satın alıp kısa bir süre sonra KİPTAŞ’a satması sonucu ortaya çıkan 80.5 milyon liralık farkın, o dönemdeki kurla yaklaşık 27 milyon dolara denk geldiğini açıkladı. Bu durumun, değerleme hataları ve piyasa manipülasyonlarının bir sonucu olduğunu savundu.

Daha sonra, Vatan Caddesi’nde lunapark olarak kullanılıp daha sonra İBB’ye satılan arazideki farklı değerleme süreçlerini anlatan İmamoğlu, 2011 yılında Fatih Belediyesi’nden 13 milyon dolar karşılığında alınan arazinin, imar planı değişikliğinden sonra 2017’de 119 milyon dolara İBB’ye satıldığını ortaya koydu. Müfettiş raporlarının bu işlemin 106 milyon doları aşan bir kamu zararına yol açtığını gösterdiğini ifade etti. Bu süreçte, savcılığa 64 dosya için suç duyurusu başlattığını ve 146 dosyanın farklı kurumlara bildirilmiş olduğunu belirtti. Dosyalara İçişleri Bakanlığının el konulması ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi sürecini de eleştirerek, bu durumun hukukun işletilmesinde bir eksiklik olduğunu savundu.

Savunmasının son bölümünde, İmamoğlu, tutuklanan 20 belediye başkan yardımcısını ve 1568 gözaltı yapılan kişiyi anlattığı, 5488 gün tutuklu kaldıkları iddialarıyla dikkat çekti. Ayrıca, 90 bin gün hapis cezasının bir buçuk iki senede yatırıldığını ve 250 yıl hapis cezasının olası bir sonuç olduğunu vurgulayarak, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun savunmasının demokratik düzenimiz açısından dikkatli izlenmesi gerektiğini söylediği değerlendirmeyi paylaştı. Duruşmaya katılan siyasi figürler ve destekçiler de İmamoğlu’na desteklerini gösterdi. Bu destekler arasında İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Trabzonspor ve Milli Takım eski teknik direktörü Lemi Çelik, Yeniden Parti Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe ve Yeni Parti Milletvekilleri Evrim Rızvanoğlu ve Bülent Tezcan yer aldı. Bu tür geniş bir destek havuzu, İmamoğlu’nun savunmasının önemini ve destekçilerinin varlığını bir kez daha gözler önüne serdi.