İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü kapsamlı soruşturma, iş insanı Cafer Mahiroğlu’nun ve çevresindeki isimlerin, büyükşehir belediyesi ihalelerinde usulsüzlük yaptığı iddialarıyla sonuçlandı. ‘Rüşvet’, ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ gibi ciddi suçlara yol açan bu operasyon, İstanbul Adliyesi’nde yeni bir dönüm noktası oluşturdu. 12 şüpheli hakkında başlatılan ve ardından 7 kişinin tutuklandığı bu olay, finansal operasyonların karmaşıklığına ışık tuttu.
Emniyet güçlerince gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarda, Harika Akkaya, Murat Koçak, Ali Turan, Süleyman Özen, Armağan Küçük, Mediha Burumoğlu ve Mehmet Necati Yağcı isimleri tutuklu olarak Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Savcılığın talep ettiği ev hapsi kararları, Erkan Yağcı, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir’e uygulanırken, Halit Akın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu durum, soruşturmanın karmaşık ve çok katmanlı yapısını gözler önüne serdi.
Soruşturmanın temel odağı, İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarıyla Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin kurulması ve ardından Mahiroğlu’nun bu şirketin yönetimini devretmesi oldu. Savcılık, Mahiroğlu’nun belediye ihaleleri üzerinden haksız menfaat elde ettiğini, ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirdiğini ve elde edilen geliri ilişkili şirketlere aktardığını tespit etti. 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak yapılan bu tespitler, soruşturmanın derinliğini artırdı.
MASAK tarafından temin edilen veriler, Mahiroğlu’nun ortak ve yöneticilik yaptığı şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş, şahsi banka hesaplarındaki para giriş-çıkış işlemlerinin ise 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş olarak kaydetti. Yurt dışına gerçekleştirilen yüksek hacimli döviz bazlı işlemler, uluslararası SWIFT para transferlerinin tespit edilmesi, mal varlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasındaki uyumsuzluklar, soruşturmanın finansal boyutunu daha da belirginleştirdi. Mahiroğlu’nun ve yakınlarının hesaplarında tespit edilen bu hareketler, soruşturmanın karmaşıklığını ve suç örgütünün finansal ağını ortaya koydu. Ayrıca, Mahiroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik ayrı bir soruşturma kapsamında ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçundan aranma kaydının bulunması ve 10 Mart 2025’te yurt dışına çıkış yapması da soruşturmanın geniş kapsamlı olduğunu gösterdi.