İsrail hapishane sisteminin karanlık yüzü, son raporlarda açıkça ortaya çıktı. 'İşkenceye Karşı Kamu Komitesi' ve 'Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler' adlı kuruluşlar, İsrail Hapishaneler İdaresi'nden elde ettiği bilgilere dayanarak, hapishanelerde alıkonulan Filistinli çocuklara yönelik sistematik ve tekrarlayan hücre cezası uygulamasını sert bir dille eleştirdi. Raporlar, 635 Filistinli çocuğun hapishanelerde geçirdiği yılın sadece bir kısmını, ancak acımasızlığın ve insan onuruna açık bir saygısızlığın somut örneğini temsil ettiğini gösteriyor.

Verilere göre, 351 çocuk, tek kişilik hücrelerde uzun süreler boyunca tecrit edildi. Bu durum, hiçbir mahkeme kararına dayanmadan, sadece 'idari tutukluluk' gerekçesiyle başlatılan bir uygulamayı gösteriyor. 115 çocuk, suçlamaları bile öğrenemeden bu koşullarda tutulurken, bazıları 8 kez hücre hapsine çarptırıldı. Bu durum, 666 kez hücre hapsine alınmalarıyla sonuçlandı ve 154 çocuğun birden fazla kez tek kişilik hücrelerde tutulmasına neden oldu. Bu süreler, genellikle 7 güne uzanan aralıksız dönemlerde, bazı durumlarda ise 2 haftaya kadar uzayan uzun süreli izolasyonlarla karakterize edildi.

Hapishane koşulları, sadece fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda ruh sağlığını da ciddi şekilde etkiliyor. Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada, 'Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler' Örgütü Direktörü Titi Carmel, hücre cezalarının çocuklar üzerinde derin ve kalıcı psikolojik yaralar açtığını vurguladı. Sistemli ve tekrarlayan bir şekilde uygulanan bu cezanın, çocuklar üzerindeki travmatik etkileri konusunda ciddi endişeler yarattığını belirtti. Raporlar, hapishanelerde uyuz salgınının da yaygınlaştığına ve aşırı kalabalık, hijyen eksikliği ve kişisel temizlik imkanlarının kısıtlanmasının salgının yayılmasına katkıda bulunduğuna dikkat çekiyor.

İsrail Hapishane Hizmetleri'nin bu iddialara verdiği yanıttan memnunluğunu ifade etmek mümkün olmasa da, yaşananlar, İsrail hapishane sisteminin insan hakları ihlallerine açık bir örnek olduğunu gösteriyor. 'İdari tutukluluk' uygulaması, suçlama yapılmadan Filistinlilerin tutulmasına yol açarken, uzun süreli tutukluluk süreleri ve hücre cezaları, çocukların hayatlarını ve geleceğini derinden etkiliyor. Bu durum, uluslararası toplumdan acil ve etkili önlemler talep etmeyi gerektiriyor.