Süleyman Demirel Üniversitesi’nin akademik yıl açılışında, saygın Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan’ın konuşması, bilimsel ve toplumsal dönüşüme dair önemli ipuçları sundu. Erdoğan, üniversitelerin sadece bilgi üretme merkezleri olmadığını, aynı zamanda topluma entegre olmuş, ahlaki değerleri ön planda tutan ve geleceğe yönelik stratejik adımlar atan kurumlar olması gerektiğini vurguladı. Özellikle, yapay zeka çağına uyum sağlama ve üniversitelerin kendilerini geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendirme konusundaki önemini altını çizdi.

Erdoğan, Türkiye’nin son dönemlerdeki bilimsel ve teknolojik gelişimine dikkat çekerek, üniversitelerin bu gelişimde kritik bir rol oynadığını belirtti. Uluslararası arenada yükselen sıralamalar ve artan teknoloji yoğun ihracat, üniversitelerin üretime katkısının ne kadar önemli olduğunu gösteriyordu. Ancak, bu başarının sürdürülebilir olması için, akademik faaliyetlerin, araştırmaların ve teknolojinin birbirine kenetlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Aynı zamanda, ahlaki değerlerin ve toplumsal dayanışmanın da bilimsel çalışmalara entegre edilmesi gerektiğini ifade etti.

Konuşmasının ilerleyen aşamalarında Erdoğan, dünyadaki adaletsizliklere, savaşlara ve zulümlere dikkat çekerek, üniversitelerin bu sorunlara çözüm arayışında daha aktif rol oynaması gerektiğini savundu. “İyinin, kötüye gitmemesi için çalışması” ilkesini vurgulayarak, üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin, ahlaklı bireyler yetiştirerek topluma faydalı katkılar sağlaması gerektiğini belirtti. Isparta’nın yerel değerlerini örnek göstererek, üniversitenin bu değerleri araştırıp geliştirmesi ve katma değer yaratması gerektiğini söyledi. Ayrıca, İstanbul’da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek, dayanışma ruhunun önemine dikkat çekti.

Son olarak, Erdoğan gençlere yönelik güçlü bir çağrıda bulunarak, “Gayretli, sorumluluk alan, sorunlara karşı harekete geçen” bireyler olmaları gerektiğini vurguladı. “Kötünün peşinde gidenlerin” acımasız ve kararlı olduğunu belirterek, iyilerin ise çaresiz kalmaması gerektiğini ifade etti. “İnşallah üniversitemizin yetiştirdiği evlatlarımız da bu anlayışla iyi, iyi ama çalışan iyi, iyi ama ben ne yapabilirim ki demeyen iyi çocuklarımız buralardan yetişsin” sözleriyle, geleceğin şekillenmesinde üniversitenin ve gençlerin rolüne dikkat çekti. Mazlumların zulümden kurtulduğu ve Türkiye’nin dünya sorunlarına öncülük ettiği bir geleceğe yönelik umutlarını dile getirdi ve üniversitenin bu hedefe ulaşmada önemli bir rol oynayacağını vurguladı.