Türkiye’nin siyasi arenada karşı karşıya olduğu zorlu süreçler göz önüne alındığında, Avrupa Parlamentosu’nun yayınladığı son rapor, mevcut durumun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, bu raporu, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını ve egemenlik haklarını ihlal eden bir girişim olarak kabul ediyor. Raporun, gerçeklere dayanmayan, siyasi motivasyonlarla şekillendirilmiş ve Türkiye’nin meşru taleplerini görmezden gelen bir metin olduğu vurgulanıyor.

İnan, Türkiye’nin demokratik meşruiyetinin kaynağının millet iradesi olduğunu ve bu iradenin hiçbir zaman dış bir otoriteden onay almasına gerek olmadığını açıkça belirtiyor. Raporun, Türkiye’nin bağımsız yargısına ve egemenlik haklarına yönelik bir saldırı niteliğinde olduğunu vurgularken, bu tür girişimlerin Türkiye halkının iradesine asla musallat olamayacağını ifade ediyor. Bu noktada, Türkiye’nin geleceğine dair hedeflerine ulaşma konusunda, dış kaynaklara ihtiyaç duymayacağını ve kendi gücüyle yoluna devam edeceğini belirtiyor.

Raporun, Türkiye’nin uluslararası arenadaki konumunu zayıflatmaya yönelik, siyasi manipülasyonlara imkan tanıyacak bir araç olarak değerlendirildiği savunuluyor. İnan, bu tür raporların, Türkiye’nin kendi stratejik kararlarını belirleme ve ulusal çıkarlarını koruma hakkını engelleyici bir rol üstlenmesinden rahatsızlık duyuyor. Türkiye’nin, uluslararası hukuk çerçevesinde, diğer ülkeler gibi saygı duyulması gereken bir devlet olduğu ve bu nedenle, dış güçlerin taleplerine boyun eğmeyeceği vurgulanıyor.

Son olarak, İnan’ın açıklamaları, Türkiye’nin güçlü bir vatanseverliğe ve milli birlik ruhuna sahip olduğunu, hiçbir zorluğun Türkiye’nin yükselen gücünü ve Türkiye Yüzyılı vizyonunu gölgeleyemeyeceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, raporlardan veya dış odaklardan icazet alacak bir ülke değildir; kendi kararlarını kendi özgür iradesiyle belirleyecektir. Bu durum, Türkiye’nin ulusal egemenliğini ve bağımsızlığını koruma stratejisinin temel bir unsuru olarak kabul ediliyor.