Kentin kalbinde, bireysel refahın ve toplumsal dayanışmanın ön planda olduğu bir buluşma gerçekleşti. Türkiye Psikiyatri Derneği’nin (TPD) organize ettiği 62. Ulusal Psikiyatri Kongresi, ‘Tekinsiz Zamanlarda Ruh Sağlığı’ başlığı altında, günümüzün karmaşık dinamiklerinde ruh sağlığının önemi üzerine bir tartışma zemini oluşturdu. Bu etkinlik, yalnızca uzmanların değil, aynı zamanda kamuoyunun da ruh sağlığı konusundaki farkındalığını artırmayı hedefliyor.

Kongrenin açılış konuşmalarında, toplum ruh sağlığına yönelik acil ihtiyaçlar ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlikler vurgulandı. Bilgiye erişimin, ifade özgürlüğünün ve kimlik temelli ayrımcılığın ruh sağlığı üzerindeki yıkıcı etkileri de tartışma konuları arasında yer aldı. Okullarda yaşanan şiddet vakalarının, bireysel ruh sağlığını nasıl etkilediği ve bu tür olayların altında yatan toplumsal sorunlar da detaylı bir şekilde ele alındı. Kongre, medyanın rolünü ve ruh sağlığına ilişkin algıları şekillendirme potansiyelini de değerlendirerek, bu alandaki sorumlulukları hatırlattı.

Kongrenin önemli bir bölümü, okul saldırıları gibi travmatik olayların ruh sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerine odaklandı. TPD Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, bu tür olayların sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir alarm sinyali olduğunu vurgulayarak, kapsayıcı sosyal politikaların, eşitlikçi eğitim ortamlarının ve güçlendirilmiş kamusal destek sistemlerinin önemine dikkat çekti. Ünal, şiddet olaylarının önlenmesi ve etkilenenlerin ruh sağlığının korunması için tüm kamu kurumlarıyla işbirliğinin gerekliliğini vurgulayarak, TPD’nin bu konuda proaktif bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti.

Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin yetersizliği de kongrede tartışmanın merkezine yerleşti. Türkiye’de psikiyatrist ve diğer ruh sağlığı çalışanlarının sayısı, artan ihtiyaçlara cevap verememekteydi. Sağlık hizmetlerinin basamaklı verilmemesi, ruhsal yatak kapasitesinin sınırlılığı ve toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerinin gelişmemiş olması, nitelikli hizmete erişimi zorlaştırıyordu. Katılımcılar, hastanelerde yoğun hasta yükü, randevu bulma zorluğu ve muayene sürelerinin kısalığı gibi sorunların, kapsamlı psikiyatrik değerlendirmeleri ve tedavi süreçlerini olumsuz etkilediğini belirttiler. Ayrıca, ruh sağlığı hizmetlerine erişimin sadece randevu almakla sınırlı olmadığını, her bireyin gereksinimi kadar zaman ayrılan, çok disiplinli ve erişilebilir hizmetlere ulaşabilmesi gerektiğini vurguladılar.

Bilimsel araştırmaların ve farkındalık çalışmalarının, ruh sağlığına yönelik yanlış algıları ve damgalama kültürünü ortadan kaldırmada kritik bir rol oynadığına dikkat çekildi. TPD Genel Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Şahabettin Çetin, toplumun ruh sağlığını korumak için önce gerçeği bilmenin gerekliliğini vurgulayarak, travma, yoksulluk, şiddet ve ayrımcılık gibi temel etmenlerin araştırılması gerektiğini söyledi. Medyanın, şiddet olaylarını çarpıtmadan ve travmatik etkilerini artırmadan sunmasının önemine de dikkat çekildi. Kongre, ruh sağlığı konusunda daha bilinçli, duyarlı ve kapsayıcı bir toplum inşa etme hedefiyle sona erdi.