Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, Mersin'e yol alan bir geminin Girne Limanı'nda alabora olması, denizcilik camiasında büyük bir üzüntüye neden olmuştu. 30 Ağustos'ta meydana gelen bu trajik olay, henüz tamamlanmamış soruşturma kapsamında yeni bir döneme giriyor. Soruşturmanın merkezinde yer alan 9 şüpheli, Girne Kaza Mahkemesi'nde bugün tekrar hakim önünde hazır bulundu ve mahkeme, soruşturmanın karmaşıklığı ve delil toplama sürecinin uzaması nedeniyle tutukluluk sürelerini bir hafta daha uzatarak toplamda sekizinci bir haftayı kapsayacak şekilde yeniden uzattı.

Mahkeme başkanı, Yargıç Mine Gündüz Serden, soruşturmanın detaylarını değerlendirirken, geminin seyir kayıt cihazındaki (VDR) bulgulara odaklandı. VDR'de bulunan 68 günlük kayıtların 12 gününün incelendiği ve gemideki jeneratör, dümen sistemi ve egzoz yalıtımında yaşanan teknik aksaklıkların kaydedildiği bilgisi dikkat çekti. Özellikle kaptanın, gemi ve dümen arasındaki ilişkiyi tanımlarken kullandığı “Gemi gemi değil, dümen dümen değil” gibi ifadeler, mahkemede büyük bir merak uyandırdı. Ayrıca, gemideki arızalarla ilgili şirket yetkililerine gönderilen bazı e-postaların silinmesi ve bu e-postaların içeriğinin tespit edilmeye çalışılması, soruşturmanın daha da karmaşık hale gelmesine neden oldu.

Polis tarafından yürütülen araştırmalar, Liman Başkanlığı'na geminin teknik sorunları hakkında herhangi bir bildirim yapılmadığını ortaya koydu. Bu durum, soruşturmanın farklı boyutlara taşınmasına ve yetkililerin koordinasyonunu sağlamaya çalışmasına yol açtı. Soruşturma ekibi, Türkiye'den beklenen bilirkişi raporları ve belgelerin tamamlanmasını ve teknik uzmanlardan yeni ifadeler alımını hızlandırmayı hedefliyor. VDR kayıtlarının detaylı bir şekilde incelenmesi ve gemide yaşanan olayların tam olarak anlaşılması, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kritik bir rol oynayacak.

<

Kazanın ardından hayatını kaybedenlerin ve halen kayıp olan yolcunun yakınları, Girne Kaza Mahkemesi önünde toplanarak adaletin sağlanmasını ve sorumluların hesap verebilir olmasını talep ettiler. Ailelerin protestoları, soruşturmanın hızlandırılması ve kayıp yolcuların bulunması konusunda baskıyı artırmakta. Sahil Güvenlik tarafından yürütülen Anni Asel Hilaloğlu'nun arama çalışmaları ise hala devam ediyor ve umutsuzluğun tırmanmasına rağmen, ailesi tarafından umutla beklenmeye devam ediyor.