Yapay zeka, küresel ekonominin dönüşümünde ön plana çıkarken, bu dönüşümün gelir dağılımı üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışma konusu haline geliyor. Birleşmiş Milletler’in (UNCTAD) yaptığı detaylı analizler, yapay zeka teknolojilerinin üretim süreçlerindeki rolünü ve bu süreçlerdeki ekonomik getirilerin nasıl dağıldığını ortaya koyuyor. Özellikle, yapay zeka sunucularının üretim zincirindeki katma değerin, teknoloji şirketlerine yoğunlaşması, ekonomik eşitsizliklerin artmasına zemin hazırlıyor.
UNCTAD’ın NVIDIA GB200 NVL72 yapay zeka sunucu sisteminin üretim zincirine dair yaptığı inceleme, bu konunun karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Sistemde kullanılan ham maddelerden, nihai ürünün satışına kadar geçen süreçte, toplam katma değerin büyük bir bölümü (yaklaşık 2,92 milyon dolar) teknoloji tasarımı ve fikri mülkiyet kontrolü sağlayan şirketlere aktarılıyor. Bu tutarın büyük bir kısmı (yüzde 68’i), faaliyet giderleri ve kurumlar vergisi sonrası elde edilen kâr oluşturarak, yapay zeka üretimindeki teknoloji liderlerinin gelirlerini destekliyor. Bu durum, üretimde doğrudan çalışanların ve diğer destekleyici rollere sahip çalışanların payını önemli ölçüde azaltıyor.
Analiz, yapay zeka üretim zincirinin küresel dağılımını da gözler önüne seriyor. Bakır gibi ham maddelerin Şili ve Peru gibi ülkelerden sağlanması, yarı iletken üretiminin ise Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerde yoğunlaşması, yapay zeka teknolojilerinin küresel değer zincirinin karmaşık yapısını ortaya koyuyor. Ancak bu zincirde, nihai ürünün değerinin yalnızca yüzde 0,2’sini oluşturan silikon, bakır ve kalayın, ham madde sağlayan ülkelerin yapay zeka yatırımlarından elde ettiği gelire kıyasla sınırlı bir katkı sağladığı belirtiliyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin yapay zeka ekonomisinden tam potansiyellerini gerçekleştirmesini zorlaştırıyor.
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, yapay zeka teknolojileri, 2025 yılına kadar küresel mal ticaretinin yaklaşık altıda birini oluşturacak ve bu alandaki büyümenin yüzde 42’sini sağlayacak. Bu durum, yapay zeka teknolojilerinin küresel ekonomideki önemini ve büyüme potansiyelini açıkça ortaya koyuyor. Ancak UNCTAD, bu büyümeden daha fazla pay almak isteyen gelişmekte olan ülkeler için, yalnızca yabancı yatırım çekmenin yeterli olmadığını vurguluyor. Yerel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, nitelikli iş gücünün geliştirilmesi ve yüksek katma değerli üretime geçiş gibi stratejilerin, ekonomik kazançtan alınan payı artırmak için kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor.”}
Not: Bu analiz, piyasa verileri Matriks Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse senetleri, VİOP ve tahvil-bono verileri 15 dakika gecikmeli verilmektedir.
BIST isim ve logosu