Türkiye, uluslararası arenada stratejik öneme sahip ilişkilerini sürdürürken, son dönemde Azerbaycan’daki eğitimde başörtüsü uygulamasıyla ilgili ortaya çıkan gerilim, Ankara’nın diplomatik hassasiyetini ve egemenlik ilkesini bir kez daha gözler önüne serdi. Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Binali Yıldırım, bu konudaki tutumunu Ali Valiyev’e verdiği bir röportajda net bir şekilde ifade ederek, Türkiye’nin Azerbaycan’ın iç işlerine müdahale etmeye yönelik herhangi bir girişimine tahammül etmeyeceğini vurguladı.

Yıldırım’ın açıklamaları, Azerbaycan’ın bağımsız bir devlet olduğu ve kendi kararlarını kendi belirlediği ilkesini destekliyor. ‘Kimin ne haddine Azerbaycan’ın iç işlerine karışacak?’ ifadesini kullanarak, Türkiye’nin egemenliğe saygı ilkini bir kez daha pekiştirdi. Ayrıca, benzer girişimlerde bulunacaklara karşı en şiddetli şekilde cezalandırılacağını belirterek, Türkiye’nin kararlılığını gösterdi. Bu yaklaşım, uluslararası arenada Türkiye’nin, kendi iç işlerine karışılmaya çalışılan diğer ülkelerle ilgili tutumunu da şekillendirecek gibi görünüyor.

Bu hassas konuyu değerlendiren AKP’li Oktay Saral, sosyal medya aracılığıyla Azerbaycan’daki başörtüsü uygulamasını kınayarak, ‘Eğitim hakkı hiçbir ideolojik dayatmaya kurban edilemez!’ çağrısında bulundu. Saral’ın açıklamaları, Türkiye’nin konudaki ortak duruşunu desteklerken, aynı zamanda, Türkiye’nin eğitim ve kültür alanındaki değerlerine de vurgu yapıyor. Ancak, Binali Yıldırım’ın daha diplomatik ve stratejik yaklaşımı, konunun tırmanmasını engelleyerek, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını korumasına olanak sağladı.

Sonuç olarak, Azerbaycan’daki başörtüsü tartışması, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde egemenlik ilkesini savunma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Binali Yıldırım’ın açıklamaları, Türkiye’nin stratejik ortaklığına verdiği önemi ve uluslararası arenada Türkiye’nin rolünü vurgularken, aynı zamanda, konunun hassasiyetini de göz ardı etmedi.”}P{}/