Avrupa kıtası, son yıllarda gözlemlediğimiz konut piyasası hareketliliğinin en belirgin sonuçlarını gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Çalışan gelirlerinin, özellikle büyük şehirlerin merkezi bölgelerindeki ev kiralarına kıyasla yetersiz kaldığı gerçeği, birçok Avrupa vatandaşının yaşam maliyetine dair endişelerini artırıyor. Bu durum, ekonomik eşitsizliklerin ve yaşam standartlarındaki farklılıkların daha da belirginleşmesine neden oluyor.
Deutsche Bank Araştırma Enstitüsü’nün ‘Dünya Fiyatlarının Haritalandırılması 2026’ raporuna dayanan Euronews Business’in yaptığı detaylı bir inceleme, Avrupa’nın 28 şehrinde iki çalışanı olan bir hanenin kira sonrasında elde ettiği geliri karşılaştırıyor. Bu analizde, her iki çalışanın da şehirdeki ortalama net maaş alması ve şehir merkezinde üç odalı bir dairenin kiralandığı varsayılıyor. Bu senaryo, Avrupa’nın farklı şehirlerindeki konut piyasasının karmaşıklığını ve gelir dağılımının yaşam kalitesi üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
Araştırmaya göre İstanbul, ortalama aylık net maaşının 1.027 euro (yaklaşık 57.142 TL) olduğu, şehir merkezinde üç odalı bir dairenin kira bedelinin ise 1.701 euro (yaklaşık 94.644 TL) olduğu bir şehir olarak öne çıkıyor. Bu durumda, iki çalışanın toplam 2.054 euro (yaklaşık 114.285 TL) gelirinden kira ödemesi için 1.701 euro ayrıldığında, hanenin elinde kalan miktar sadece 353 euro (yaklaşık 19.641 TL) kalıyor. Bu oran, incelenen 28 Avrupa şehrinden en geride olan İstanbul’u, listeye Lizbon’un 253 euro ile girmesiyle birlikte ikinci sıraya yerleştiriyor. Bu durum, İstanbul’da konut piyasasının yüksek maliyetinin, ortalama gelir düzeyine kıyasla önemli bir yük oluşturduğunu gösteriyor.
Zürih ise bu listede zirvede yer alıyor. Şehirde üç odalı bir dairenin aylık kirası 5.502 euro ile Avrupa’nın en yüksek seviyesinde bulunurken, ortalama net maaş 7.321 euro (yaklaşık 40.884 TL) olarak hesaplanıyor. Bu durum, Zürih’te iki çalışanın kiradan sonra elinde 9.140 euro (yaklaşık 508.550 TL) kalmasını sağlıyor. Bu veriler, konut piyasasının ekonomik gücünü ve şehirlerin yaşam maliyetlerini nasıl etkilediğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Bu analiz, konut fiyatlarının sadece bireysel harcamaları değil, aynı zamanda şehirlerin ekonomik ve sosyal dengesini de etkilediğini açıkça ortaya koyuyor.