Fenerbahçe ve Galatasaray, Avrupa futbolunun zirvesinde iddialı olduklarını gösteren transfer hareketleriyle dikkat çekmiş, büyük bir mali taahhütte bulunmuşlardı. Ancak, Şampiyonlar Ligi'ndeki son performansları, bu yatırımların ne kadar riskli olduğunu acı bir şekilde gözler önüne serecek şekildeydi. Özellikle Barcelona'ya karşı alınan 4-1'lik mağlubiyet ve Aston Villa'da yaşanan 6-0'lık yıkım, taraftarların ve yöneticilerin beklentilerini karşılamadı.
Sarı-Kırmızılılar, Barcelona'ya karşı sergilediği kontrolsüz oy ve savunmadaki zafiyetle 78 milyon Euro'luk bonservis ödemesini boşa çıkarmış gibi görünüyordu. Sarı-Lacivertliler ise, Aston Villa'daki ağır yenilgiyle 98 milyon Euro'luk yatırımının değerini sorgulanır hale gelmesine neden olmuştu. İki takımın toplamda 176 milyon Euro'luk harcama yapması, kulüplerin finansal yapısı ve transfer stratejileri hakkında önemli sorular ortaya çıkarmıştı.
Maç sonu değerlendirmelerine baktığımızda, iki takımın da toplamda 10 golü ağızlarına alınmaz bir şekilde geçirmesi, transferlerin etkili bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı konusunda şüphe uyandırdı. Piyasa değerleri de bu durumun yansımaları göstermekteydi; Galatasaray’ın toplam kadro değeri 381,50 milyon Euro ile lider konumda yer alırken, Fenerbahçe’nin piyasa değeri 261,20 milyon Euro ile geride kaldı. Bu da, transfer stratejilerinin kulübün genel değerini nasıl etkilediğini gösteren bir veriydi.