ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamasında İran'a karşı yeni bir askeri stratejinin geliştirildiğini ve bu stratejinin merkezine Kazma Dağı'nın yerleştirildiğini duyurdu. Trump, Newsmax'e verdiği bir röportajda, İran'ın nükleer faaliyetlerinin durdurulması şartıyla, bölgede daha ileri adımlar atılmasının kaçınılmaz olduğunu savundu. Bu iddialar, küresel güvenlik dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
Trump, önceki operasyonlarla İran'ın nükleer kapasitesinin önemli ölçüde zayıfladığını vurgulayarak, bu tesislerin milyonlarca tonluk kaya yığını altında kaldığını belirtti. Ancak, bu durumun İran'ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırmadığını düşünerek, Kazma Dağı'ndaki yeraltı tesislerinin hedef alınması gerektiği yönündeki değerlendirmesini paylaştı. Bu iddia, bölgede yeni bir gerginliğin başlaması açısından ciddi bir uyarı niteliğindedir.
Açıklamalarının devamında Trump, böyle bir operasyonun bölgedeki altyapıyı hızla yok edebilecek bir etki yaratabileceğini öne sürdü. Ancak, olası bir askeri müdahalede kara birliklerinin kullanılmayacağını, bunun yerine havadan atılacak bombaların öncelikli olacağını ifade etti. Bu yaklaşım, operasyonun kısa sürede sonuçlanmasını hedefleyen bir strateji olduğunu gösteriyor. Ayrıca, MOAB mühimmatının kullanımına dair iddiaları da yalanlayarak, bu tür bir silahın nükleer bir silah olmadığını ve etkisinin büyük bir bomba ile benzer olduğunu belirtti.
Trump, İran'a karşı nükleer silah kullanmayı düşünmediklerini ve bunun gereksiz bir adım olacağını vurgularken, ABD'nin İran'ın nükleer silah edinmesi halinde bölgede yeniden askeri müdahalede bulunmak zorunda kalabileceği endişesini dile getirdi. Bu durum, bölgedeki jeopolitik dengelerin karmaşıklığını ve uzun vadeli riskleri gözler önüne seriyor. Trump, Rusya ve Çin arasındaki nükleer silahlanma yarışına da değinerek, ABD'nin dünyanın en büyük nükleer gücü olduğunu ve diğer ülkelerin bu yarışta geride kalacağını savundu.