ABD Başkanı Donald Trump, İran ile gerçekleştirilen hassas görüşmelerin ardından ilk kez kamuoyuna açıklamalar yaptı. Bu açıklamalar, Hürmüz Boğazı’nda uygulanacak yeni bir stratejik hamlenin sinyallerini taşıyor. Trump, görüşmelerde birçok alanda uzlaşma sağlandığını belirtirken, nükleer silahlanma konusundaki temel anlaşmazlığın devam ettiğini vurgulayarak, ABD’nin tetikte bekleyen bir konuma geçtiğini ifade etti.
Görüşmelerin, Pakistan’ın başkenti Islamabad’da 20 saat boyunca gerçekleştirildiğini ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, özel temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner gibi önemli isimlerin yer aldığını duyurdu. Trump, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir ve Başbakan Shehbaz Sharif’i ‘mükemmel bir lider profiline sahip’ olarak tanımlarken, İran’ın temsilcileri ile arasında saygılı bir diyalog yürüterek, nükleer hedefleri nedeniyle ülkenin karşı karşıya olduğu zorlukları dile getirdi.
Trump, İran’ın boğaza mayın döşemesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini tehlikeye atma eylemlerine sert tepki göstererek, “Her İranlı saldırgan, karşısında acımasız bir duruşla karşı karşıya kalacaktır” sözleriyle, ABD’nin caydırıcı gücünü yeniden teyit etti. Bu kapsamda, ABD Donanması’nın boğaza giren ve çıkan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını ve İranlıların yerleştirdiği mayınları imha etmeye başlayacağını açıkladı. Aynı zamanda, ABD’nin diğer ülkelerden de benzer bir desteğini beklediğini ve bu konuda Körfez müttefiklerinden olumlu yanıtlar aldığını kaydetti.
Trump, NATO’nun bugüne kadar gösterdiği tutumdan dolayı hayal kırıklığına uğradığını, ancak bazı NATO ülkelerinin Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın temizleme sürecine katkıda bulunmak istediğini belirtti. Özellikle Birleşik Krallık ve birkaç başka ülkenin mayın tarama gemileri göndermeye hazır olduğunu dile getirdi. Bu durum, uluslararası deniz güvenliğinde yeni bir dengenin kurulduğu ve ABD’nin bölgesel stratejisini yeniden şekillendirdiği şeklinde yorumlanabilir.