Oyuncu Biran Damla Yılmaz, uzun süredir devam eden iddialara ilk kez kapsamlı bir açıklama yaptı. Eski nişanlısı Abdurrahman Aydın’ın ortaya attığı ‘estetik operasyonu’, ‘borç yükü’ ve ‘kırmızı bülten’ iddiaları, Biran Damla Yılmaz’ın hayatını derinden etkiledi. Sozcu’nun haberine göre, oyuncu, bu iddialara karşı güçlü bir savunma sergileyerek, yaşadığı travmatik ilişkiyi ve sağlık sorunlarını detaylı bir şekilde anlattı.
Aydın’ın iddialarının ortasında kalan Biran Damla Yılmaz, Almanya’ya sağlık sorunları nedeniyle gittiğini vurgulayarak, “Almanya’ya tedavi olmak için gittim. 13 yaşından beri kronik bir sağlık sorunum var, özellikle böbrek üstü bezi yetmezliği yaşıyorum. Bu rahatsızlığımı açıklamak istemedim çünkü sektörde ‘oyuncu sağlıklı görünmeli’ beklentisi vardı. Bu durum, projeleri kabul etme konusunda beni ciddi şekilde etkiledi” şeklinde konuştu. Sevgilisi tarafından Almanya’ya davet edilerek, uzun süreli bir hastanede tedavi gördüğünü ve bu süreçte yaşadığı zorlukları da anlattı. ‘Estetik operasyon’ iddiayı ise reddederek, “Ben estetik değil, rahmimden ameliyat oldum. Bir gün anne olabileyim diye ameliyat oldum. Bu, benim kadınlığımla ilgili bir arzumun ve hayalimle alakalı” diyerek savunma yaptı.
Kırmızı bülten iddiaları hakkında da açıklama yapan Biran Damla Yılmaz, “Küçük yaşlardan beri dayanılmaz ağrılarla, birçok sağlık sorunu yaşadım. Şimdi birilerine dert olduğum için beni karalamaya çalışıyorlar. Bu hiç adil değil. Biten ilişki hakkında konuşmak erkeklik değil. Kırmızı bültenle arandığım bir durum da yok” ifadelerini kullandı. İlişki sürecine gelinen noktayı ise şöyle özetledi: “Şikayetlerimi söyledim. Başta ayrılsak da her zaman yanımda olacağını söyleyen adam bir anda setle ilgili haberleri görüp ‘Sen beni rezil ettin, millet seni aldattığını düşünüyor’ demeye başladı ve tehditlere başladı. ‘Ben de seni rezil edeceğim, fotoğraf koy, ilişkimiz devam ediyor’ diye açıklama yap’ şeklinde psikolojik şiddet uygulamaya başladı.”
Yaşadığı korku dolu anları da aktaran Biran Damla Yılmaz, “Açıklama yapmayınca Urfa’ya gelip seti basıp oteli başıma yıkacağını söyledi. Güvenlik tedbirleri aldım. Hukuki olarak uzaklaştırma kararı aldırdım. Bir süre sessiz kaldı. Ancak sonra, daha önce evlilik planları yaptığımız için Almanya’daki oturma iznim için aldığı evrakların onayladığını ama artık ayrıldığımız için iptal edilmesini söyledi. Ben de ‘İptal edilsin’ dedim. Bana iş kurmak için girişimleri vardı. Onu hatırlattı. Onu da reddettim. Tüm yazışmaları sabırla cevapladım. En son ‘Sen beni zarara soktun’ diyerek kendi keyfi harcamalarını da ekleyip kendi kurmak istediği işin parasını benden istemeye başladı. Hayatımı bitireceğini, medyaya belgeler sunacağını, elimdeki bugüne kadar kendi başıma yaptığım her şeyi almakla tehdit etti” diyerek yaşadığı travmayı gözyaşlarıyla anlattı.