Türkiye’nin müzik ve eğlence sektöründe etkili isimlerini bünyesinde barındıran bir menajerlik kuruluşunun, geçmişte yaşanan siyasi olaylarla adını sırtında taşımaya devam etmesi, hukuk dünyasında büyük bir tartışma yarattı. ID İletişim’in sahibi Ayşe Barım’ın, Gezi Parkı eylemleri sırasında sanatçıları destekleme faaliyetleri nedeniyle uzun süren bir yargılama sürecinin ardından, şimdi de şirketi için önemli bir mali yükümlülükle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.
Barım’ın tutuklu olduğu süreçte yaşadığı sağlık sorunları ve çeşitli tahliye kararları, adeta bir karmaşanın ortasında kalmıştı. Savcıların itirazları üzerine çıkan yeni yakalama kararları, Barım’ın cezaevine geri dönüşünü hızlandırırken, aynı zamanda şirketin geleceği hakkında da soru işaretleri yaratmıştı. Bu durum, sadece Barım’ın kişisel hayatını değil, aynı zamanda tüm menajerlik şirketlerinin yasal düzenlemelere uyumunu da sorgulamaya yol açtı.
İstinaf aşamasında devam eden davada, Barım’a 12 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Ancak bu cezanın ardından, Rekabet Kurulu’nun aldığı karar, şirketin mali durumu için ciddi bir etki oluşturdu. Kurulu’nun, kast ajansları ve menajerlik şirketlerine yönelik sürdürülen soruşturma kapsamında 42 milyon 163 bin 586 lira idari para cezası kararlaştırması ve bu cezanın ID İletişim Danışmanlık A.Ş.’ye 5 milyon 331 bin 932 TL olarak uygulanması, sektörde büyük bir tepkiyle karşılandı. Bu ceza, şirketin gelecekteki faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir ve benzer kuruluşlar için de bir uyarı niteliği taşıyor.
Söz konusu yaptırımın yanı sıra, Abdullah Bulut Menajerlik İletişim Dan. Ltd. Şti., Alkış Yapım Reklam Bilişim İnşaat Turizm ve Organizasyon Hiz. Ltd. Şti. ve Ali Sabuncugil Menajerlik Oyunculuk ve Seslendirme Hiz. Ltd. Şti. gibi diğer menajerlik şirketlerine de ciddi para cezaları uygulanmış durumda. Bu durum, sektördeki diğer şirketlerin de yasal düzenlemelere daha dikkatli yaklaşmalarını gerektirecek gibi görünüyor.