Enerji maliyetlerinde yaşanan son düzenlemeler, Türkiye'nin enflasyon görünümü üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturmaya başladı. Ekonomistlerin yaptığı projeksiyonlara göre, konutlarda kullanılan enerjiye getirilen zamların nisan ayındaki genel fiyat artış hızını doğrudan 0,6 puan seviyesinde artırması kaçınılmaz görünüyor. Uzmanlar, özellikle tüketime dayalı kademeli fiyatlandırma modelinin devreye girmesiyle birlikte, faturaların hanehalkı bütçesi ve dolayısıyla makroekonomik veriler üzerindeki etkisinin tahmin edilenin de ötesine geçebileceğini vurguluyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hayata geçirilen yeni düzenleme uyarınca, evlerde kullanılan elektrik ve doğalgaz bedellerinde ortalama yüzde 25'lik bir artışa gidildi. Ancak yeni sistem, yüksek miktarda enerji tüketen aboneleri daha sert etkileyecek; zira belirli bir limitin üzerine çıkan tüketimlerde birim fiyatlar normalin yüzde 70 üzerine kadar tırmanabiliyor. Sadece konutlar değil, üretim çarklarının döndüğü sanayi tesisleri ve elektrik santralleri de bu zam dalgasından nasibini alarak, sırasıyla yüzde 18,6 ve yüzde 19,4 oranında ek maliyetlerle karşı karşıya kaldı.

Tüketici fiyat endeksindeki ağırlıkları göz önüne alındığında, elektriğin yüzde 1,27 ve doğalgazın yüzde 1,08'lik payı, bu zamların neden bu kadar kritik olduğunu açıklıyor. Doğrudan yansıyan 0,6 puanlık etkinin yanı sıra, enerji maliyetlerinin üretim ve lojistik süreçlerine sirayet etmesiyle oluşacak dolaylı zamların da piyasadaki genel fiyat seviyesini daha yukarı çekmesi bekleniyor. Bu durum, temel ihtiyaçlardan sanayi ürünlerine kadar geniş bir yelpazede fiyat artışlarını tetikleyebilir.

Ekonomi yönetiminin bu hamlesi, kamu maliyesi üzerindeki enerji sübvansiyonu yükünü hafifletme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Geçtiğimiz takvim yılında 650 milyar lira sınırına dayanan enerji destek ödemelerinin, bu yıl 305 milyar lira seviyelerine çekilmesi planlanıyor. Ancak küresel piyasalardaki belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını tırmandırması ihtimali, bütçe hedeflerinin ve enflasyon tahminlerinin yeniden revize edilmesine yol açabilir.