Uluslararası arenanın dikkatini çeken İran olayında, The New York Times'ın son araştırması, yaşananların ardındaki karmaşıklığı daha da derinleştiriyor. New York Times'ın yayınladığı son analizde, Lamerd kentinde meydana gelen ve sivil kayıplara yol açan füze saldırısının, ABD kaynaklı mühimmatlarla gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Bu iddia, füze tipinin ABD ordusunun envanterindeki Hassas Vuruş Füzeleri (PrSM) ile örtüşmesi ve saldırı sonrası elde edilen bulgularla destekleniyor.
Analiz, Pentagon'un daha önceki açıklamalarındaki “İran'a ait seyir füzeleri kullanılmış olabilir” ifadesini, füze özelliklerinin ve boyutlarının gerçeklerle uyuşmadığı gerekçesiyle sorguluyor. Ayrıca, saldırıda hayatını kaybedenlerin arasında en az beş çocuğun, yaşlarının en yenisi 2 yaşında olduğu tespit edilmiş ve bu durum, uluslararası toplumda büyük bir üzüntüye neden oluyor. Minab'daki okulda meydana gelen ve 175 kişinin kaybına yol açan olayın, Tomahawk füzesi kullanılarak gerçekleştirildiği iddiaları da bu soruşturmanın merkezine yerleşti.
İncelemeler, kullanılan füzenin İran yapımı Huveyze seyir füzesine kıyasla, ABD üretimi PrSM'ye daha yakın olduğunu gösteriyor. Saldırı stratejisindeki yakın hedefler ve füzenin havada infilak etme yeteneği, PrSM tipinin karakteristik özellikleriyle örtüşüyor. Bu durum, füzenin menzilinin Kuveyt'teki ABD askeri üslerine yöneldiği ve bu konumun, saldırı planlamasında önemli bir rol oynadığı düşünülüyor. Aynı zamanda, saldırı bölgesine yakın İran Devrim Muhafızları'na ait bir tesisin hedef alınmamış olması, olayın karmaşıklığını artırıyor.
<Soruşturmanın devam etmesiyle birlikte, saldırının arkasındaki motivasyonların ve ABD'nin bu olaydaki rolünün netleşmesi bekleniyor. Elde edilen kanıtlar, uluslararası güvenlik dengesini sarsarken, aynı zamanda İran'daki sivillerin korunması ve olayın sorumluların hesap sorgesine yönelik tartışmaları da alevlendiriyor. Bu iddialar, uluslararası hukukun ve diplomatik çabaların daha da yoğunlaşmasına zemin hazırlıyor.