İzmir'deki kooperatif soruşturmasıyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan, 17 şüpheliyi kapsayan 1008 sayfalık iddianame, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iade edildi. İddianamede Tunç Soyer başta olmak üzere, CHP’li yöneticilerin ‘zimmet’, ‘suça yardım’, ‘resmi belgede sahtecilik’ gibi suçlarla yargılanması öngörülüyordu. Ancak mahkeme, iddianamede şüphelilerin eylemlerinin somutlaştırılmadığını belirterek iade kararı verdi.

Avukatlar, mahkemenin iade gerekçelerini eleştirerek, iddianamenin savunulan itirazları doğruladığını ve tutukluluğun devam etmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu. İddianamede, Tunç Soyer’in hangi somut eylemle suçlandığının açıkça belirtilmediği, sadece ‘kooperatifteki zimmet eylemine yardım ettiği’ gibi muğlak ifadelerin kullanıldığı vurgulandı. Bu durum, Soyer’in tutukluluğunun devam etmesinin temelini oluşturuyor.

Avukatların açıklamaları, mahkeme tarafından yapılan hatalı değerlendirmeyi ve suçlamaların somutluğunu ortaya koymak amacıyla yapıldı. İddianamenin iadesinin ardından, savcılığın karara itiraz ettiği ve İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin itirazı kabul ederek dosyayı yeniden İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği bilgileri de geldi. Ancak, itirazın kabul edilmesi, ilk mahkemenin iade kararındaki eksiklikleri tamamen gideremedi.

Son olarak, Soyer’in avukatları, mahkemenin ‘tensip kararıyla’ tutukluluğun sona erdirilmesini ve derhal tahliye kararı verilmesini talep etti. İddianamenin, Soyer’in hangi eylemiyle hangi suça yardım ettiği konusunda somut bir delil sunmadığına dikkat çekilirken, avukatlar, hukuksuz bir tutukluluğun devam etmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu talep, Soyer’in yargılanma sürecinde hak ettiği adil muameleye erişmesini sağlamak amacıyla yapılıyor.