İstanbul’ın kalbinden geçen, tarihin en şiddetli yağışlarından biri, kentimizi derinden sarsan bir afet olarak hafızalara kazınacak. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Afet Koordinasyon Merkezi’ndeki (AKOM) acil toplantısında, yaşananların boyutunu ve belediyenin seferberlik çabasını kamuoyuna duyurdu. Bu olağanüstü durum, hem can kaybı hem de geniş çaplı tahliye çalışmalarıyla kendini gösterdi.

Başlangıçta, Fatih’in tarihi Balat semtinde meydana gelen bir trajedeyle başlayan olay zinciri, Sarıyer’de bir vatandaşın suya düşmesiyle devam etti. 14 yaşındaki bir öğrencinin ve 34 yaşındaki bir anonsörün hayatını kaybetmesi, kentimizi yasa boğdu. Aslan, “Bu acı kaybın ardından, hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Olayların tüm detayları titizlikle araştırılacak, gerekli tüm önlemlerin alınması sağlanacaktır” diyerek, yetkililerin hassasiyetini vurguladı. Bu trajik olay, aynı zamanda şehrin en savunmasız kesimlerinin yaşadığı riskleri ve acil müdahalenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yağışın şiddeti, AKOM’dan gelen verilere göre, İstanbul’un çeşitli bölgelerinde eşi benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı. Balkanlar’dan gelen soğuk hava akımı ile Orta Akdeniz’den gelen yağış sistemi etkileşimi sonucu, Boğaz çevresi, Avrupa Yakası’nın kuzey bölgeleri ve diğer birçok semt, metrekareye 130 ila 273,1 kilogram arasında yağışla mücadele etti. Beykoz’da 273,1 kg, Sarıyer’de 208,1 kg ve Eyüpsultan’da 202,8 kg gibi rekor değerler kaydedildi. Bu yoğun yağış, yolların ve sokakların su altında kalmasına, trafik akışının felç olmasına ve kamu hizmetlerinin aksamasına neden oldu. Bu süreçte, 8 bin 392 belediye çalışanı, 2 bin 246 araç ve iş makinesiyle seferber edildi.

Büyükşehir Belediyesi, acil durum müdahalesini en üst düzeye çıkarmak için tüm birimlerini seferber etti. İtfaiye ekipleri, su baskınlarına müdahale ederken, İSKİ, Yol Bakım, İSTAÇ, Zabıta, Park ve Bahçeler, İETT, Metro ve İstanbul’un diğer tüm birimleri koordinasyon içinde çalıştı. Yüzlerce motopomp ve dalgıç pompa kullanıldı, mahsur kalan 595 vatandaşımız güvenli bir şekilde tahliye edildi. Göktürk, Kemerburgaz, Ayazağa gibi bölgelerde dere seviyelerinin yükselmesiyle mahsur kalan vatandaşlara ulaşıldı, ihtiyaçları karşılandı ve evlerine güvenli bir şekilde götürüldü. Yoğunlaşan trafiği çözmek için metro seferleri uzatıldı, toplu taşıma seferleri aksamadan sürdürüldü. Teleferik hatları ise hava koşulları nedeniyle geçici olarak kapalı tutuldu. Bu süreçte, İstanbul Valiliği ve devlet kurumlarıyla yakın iş birliği yapıldı, koordinasyon sağlanarak acil durum yönetimi en üst düzeye çıkarıldı. Yağışın ardından, su tahliye çalışmalarının tamamlanması ve yol açılmasının ardından, İstanbul’un yeniden güvenli ve ulaşılabilir hale gelmesi sağlandı.”}**JSON Formatına Göre Cevap**```json{