İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Cafer Mahiroğlu’nu hedeflediği karmaşık soruşturma, beklenmedik bir dönüşüm geçirirken, savcılığın sessizliği de büyük bir merak uyandırdı. Soruşturmanın odağı, doğrudan Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Mahiroğlu’nun izlediği yollar üzerinden değil, BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri A.Ş. adlı bir araç bakım şirketi üzerinden şekilleniyor. Bu şirket, Mahiroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki bağlantıları sayesinde kurulmuş, yönetimi Mahiroğlu tarafından belirlenmiş ve belediye ihaleleri üzerinden haksız menfaat elde etme operasyonu yürütmüş.

Dosyada yer alan detaylar, 14 milyon 464 bin TL tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığını, ihale süreçlerinde fahiş fiyatlandırmalara gidildiğini ve elde edilen gelirin Mahiroğlu ile ilişkili şirketlere aktarıldığını gösteriyor. Ancak, soruşturmanın en dikkat çekici noktası, savcılığın açıklamalarında Cemil Tugay’ın isminin geçmemesi oldu. Tugay’ın CHP’den istifa etmesi ve ardından BUSTECH’e verilen ihaleler, bu sessizliğin ardındaki gizemi daha da pekiştirdi.

Savcılığın, Mahiroğlu’nun 10 Mart 2025’te yurtdışına çıkışını bildirmesi, BUSTECH’in 164.7 milyon lira bedelli “yedek parça değişimi” ihalesini 18 gün sonra pazarlık usulüyle alması, Haziran 2025’te çıkarılan yakalama kararının ardından Temmuz 2025’te 332.6 milyon liralık bir ihale vermesi ve Ağustos 2026’da çekici ve kurtarıcı araçların bakımı için sadece BUSTECH’in teklif vermesiyle oluşan 624 milyon liralık ihaleye vurgun verme operasyonu, bir komployu örmüş gibi görünüyor. Bu ihalelerin, Tugay’ın ve diğer belediye yöneticilerinin hiçbir şekilde dahil edilmemesi, soruşturmanın derinliğini ve karmaşıklığını gözler önüne seriyor.

Soruşturmanın, BUSTECH’in İzmir Büyükşehir Meclisi’ndeki etkisini de ortaya koyuyor. Büyükşehirin 2024 yılı denetim raporu meclis gündemine geldiğinde, AKP’li meclis üyeleri rapora 11 maddelik bir şerh düşürdü. Bu şerhlerden biri de doğrudan BUSTECH ile ilgiliydi. Firmanın başka bir şirketin ihalesinde alt yüklenici olarak işe girmesi ve kendisine iş bitirme belgesi verilmesi eleştirilmişti. Soruşturmaya konu olan firmayı ilk işaret edenlerin, bugün Tugay’ı saflarına katan partinin kendi meclis üyeleri olması, sürecin ne kadar karmaşık ve planlı olduğunu gösteriyor. Savcılığın bu durumun farkında olup olmadığı ve bu konuda ne gibi adımlar attığı merak konusu haline geldi.”}P{}