Yayıncılık alanındaki önemli bir ihtilaf, ABD Başkanı Donald Trump ile BBC arasındaki 10 milyar dolarlık hakaret davası kapsamında yeni bir döneme giriyor. Trump'ın avukatları, BBC'nin davacı Trump'ın ifade verme sürecini yeniden başlatma talebini mahkemeye sunması için harekete geçti. Ancak BBC'nin hukuki ekibi, davada ilerleme kaydedilmesini engellediğini savunarak bu talebi reddetti.
Mahkeme belgelerine göre, Trump'ın ekibi, BBC'nin Panorama belgeseli ile ilgili iddialarını şiddetle reddediyor. Davada, belgeselin Trump'a karşı hakaret içerdiği ve 2020 seçimleri sonrası Kongre Binası baskınına teşvik ettiği gerekçesiyle BBC'nin sorumlu tutulması isteniyor. BBC, belgeseldeki kurgusal unsurları ve hataları düzeltmek için özür dilemiş olsa da, Trump'ın ekibi bu özrün yeterli olmadığını savunuyor.
İfade verme takvimi konusunda yaşanan anlaşmazlık, davanın ilerlemesi için önemli bir engel teşkil ediyor. Trump'ın avukatları, ekibin ocak ayının ikinci veya üçüncü haftasında müsait olabileceğini belirtmişken, BBC'nin avukatı Charles Tobin, bu takvimin keşif sürecinin tamamlanması için yeterli olmadığını savunuyor. Tobin, yedi BBC tanığının ifadesinin alınmış olmasına ve keşif için sadece iki ay kalmasına rağmen, davacının (Trump) hala ifadesini alınmamış olmasının kabul edilemez olduğunu vurguluyor. Bu durum, hakaret davasının en kritik unsurunun, davacının ifadesinden daha önemli olduğunu gösteriyor.
Davanın hukuki zemini, sadece hakaret iddialarıyla sınırlı değil. Trump'ın ekibi, BBC'nin yanlış haber verme pratiği ve seçim müdahalelerine yönelik iddiaları nedeniyle sorumlu tutulmasını talep ediyor. BBC ise, bu davanın, kamuoyuna mal olmuş kişiler ve olaylar hakkındaki güçlü habercilik üzerinde yaratacağı olumsuz etki nedeniyle düşürülmesini talep ediyor. Ayrıca, Florida mahkemesinin davaya bakma yetkisine itiraz ediyor ve programın eyalette veya ABD'de hiç yayınlanmadığını hatırlatıyor. Bu gelişmeler, ABD yargı sisteminde büyük bir ihtilafın geleceğini belirsiz hale getiriyor.