İsrail ordusunun Lübnan’ın güney bölgelerine yönelik operasyonları, uluslararası arenada imzalanan ve kabul gören ateşkes anlaşmalarına rağmen acılardan başka bir şey sunmamakta. Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye gibi stratejik noktalara yönelik yoğun hava ve topçu saldırıları, bölgede yeni bir gerilim dalgası yaratırken, Lübnan halkının yaşam koşullarının daha da kötüleşmesine neden oluyor.
NNA’nın raporlarına göre, İsrail’in drone saldırılarıyla başlayan bu hassas operasyon, Kefertebnit beldesinde bir aracın tahrip olmasına yol açtı. Aynı zamanda, İsrail topçu birliklerinin hedef aldığı Yukarı Nebatiye, çatışmaların en yoğun hissedilen bölgelerinden biri haline geldi. Bu durum, Lübnan halkının sivil direncini pekiştirirken, uluslararası toplumun uzlaşma çabalarını zedelemeye devam ediyor.
Saldırıların sadece hava saldırılara sınırlı kalmadığı, askeri teçhizatın da hedef alındığı açıkça görülüyor. Haris-Tebnin yolu üzerinde infilak ettirilen M113 zırhlı aracı, İsrail’in operasyonel kapasitesine olan güveninin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Hiyama beldesinde gerçekleştirilen patlamalar ise, çatışmanın daha geniş bir alana yayılması riskini artırıyor.
Uluslararası arenada, ABD ve İran arasında sağlanan ateşkes anlaşması, İsrail’in operasyonlarını tamamen durdurmadığı gerçeğiyle yüzleşmek zorunda bırakıyor. Bu durum, bölgedeki karmaşık siyasi dengelerin ve farklı aktörlerin hedeflerinin ne kadar ayrışık olduğunu gözler önüne seriyor. Ateşkes protokollerine uyulmaması, Lübnan halkının güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor ve bölgede sürdürülebilir bir barışın sağlanması için daha kapsamlı ve güvenilir çözümlerin bulunmasına ihtiyaç duyuluyor.”} p>