ABD Başkanı Trump, küresel ekonomideki kritik bir dönüşüm noktasına işaret eden, Japonya’nın New York’a yapacağı önemli bir yatırımı duyurdu. GlobalFoundries’in yöneticiliğini üstleneceği iki yeni yarı iletken üretim fabrikasının kurulması için 21 milyar dolara varan bir sermaye akışı planı hayata geçirildi. Bu stratejik hamle, sadece New York eyaletinin Malta bölgesinde 27 bin inşaat ve tedarik zinciri pozisyonu yaratmakla kalmayacak, aynı zamanda binlerce yüksek vasıf düzeyinde üretim uzmanının istihdamına da katkı sağlayarak Amerikan ekonomisine dinamizm katacak.
Bu tarihi anlaşma, Başkan Trump tarafından ‘yönetimim dönemindeki en değerli ticaret ortaklıklarından biri’ olarak tanımlandı. Anlaşmanın temel amacı, Amerikan sanayi sektörünün yeniden canlanmasını desteklemek, artan iş gücü taleplerini karşılamak ve ABD’nin ulusal ve ekonomik güvenliğine önemli ölçüde katkıda bulunmaktır. Bu proje, aynı zamanda ABD’nin teknolojik altyapısını güçlendirerek, global rekabette daha avantajlı bir konuma gelmesini sağlayacak şekilde tasarlandı. Bu durum, ABD’nin enerji güvenliği ve üretim kapasitesi açısından da stratejik bir öneme sahip.
Japonya, Güney Kore ve Tayvan gibi önemli yatırımcı ülkelerinden gelen taahhütleri, şimdiye kadar hayata geçirilen büyük inşaat projelerine dönüştürme konusunda öncülük ediyor. Bu ortaklıklar, ABD’de yarı iletken üretiminin modernizasyonunu hızlandırırken, enerji güvenliğinin artırılmasına da katkıda bulunacak. Ayrıca, bu tür yatırımlar, ABD ekonomisine doğrudan ve dolaylı yollarla önemli miktarda istihdam yaratma potansiyeli taşıyor.
<ABD Ticaret Bakanlığı, bu projede önemli bir rol oynayarak, silikon fotonik, silikon germanyum ve ileri paketleme teknolojilerine 955 milyon dolar yatırım yapacak. Bu, toplam yatırım miktarını 1,63 milyar dolara çıkarırken, ABD hükümetinin katkısı 2 milyar doların üzerinde olacak. Bu durum, yönetimin, ‘hibeleri paraya dönüştüren ilk yönetim’ olarak tarihe geçmesine işaret ediyor. GlobalFoundries’in bu projeye liderlik etmesi, ABD-Japonya arasındaki işbirliğinin, teknolojik yenilikler ve ekonomik büyüme için bir model oluşturduğunu gösteriyor.