İstanbul’da, annesi Fatmanur Çelik ile birlikte şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmiş olan Hifa İkra’nın istismarı iddialarıyla başlayan karmaşık bir dava, geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. Kuran’a Hizmet Vakfı’nın yöneticisi A.Ş., bu iddialardan beraat etti. Ancak bu beraat kararı, adalet arayışında mücadele eden kadın hakları savunucuları için sadece bir son değil, aynı zamanda yeni bir başlangıç noktası oldu.

Duruşma öncesinde adliye önünde toplanan kadınlar, Fatmanur ve Hifa İkra’nın adaletini talep eden sloganlar atarak sessizliğe meydan okudular. Bu duygusal anlar, adaletin gecikmeli olsa da arayışta olduğunu bir kez daha gösterdi. Ancak duruşma salonundan çıkan kararın ardından, kadınlar ve siyasi temsilciler, adaletsizliğe karşı duruşlarını sürdürmeye karar verdiler.

Duruşma sırasında, savcının beraat talebi ve mahkeme heyetinin avukatların savunma hakkını reddetmesi üzerine, kadın örgütleri ve siyasi partilerin temsilcileri, alkışlarla protesto ederek salondan ayrıldılar. Bu durum, adaletin arayışında yaşanan engelleri ve adaletsizliğin ne kadar acımasız olabileceğini gözler önüne serdi. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey’in ifadeleri, olayın karmaşıklığını ve adalete ulaşmak için verilen mücadeleyi çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.

Müjde Tozbey, “Taleplerimiz dinlendi fakat savcılık, 1,5 yıl sonra şikayetçi olunması ve istismar sırasında tanık bulunmaması gerekçeleriyle istismarcı baba hakkında beraat talep etti. Oysaki hiçbir istismarcı, çocukları istismar ederken yanında tanık bulundurmaz ve ceza zamanaşımı 20 yıldır” diyerek adaletsizliğe dikkat çekti. Ayrıca, Hifa İkra’nın annesinin ölümlerinden korkarak yaşadıklarını anlatması, adaletin sadece bir dava değil, aynı zamanda bir insan hikayesi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Duruşma salonunda Türkiye Barolar Birliği, İstanbul Barosu ve çeşitli kadın örgütlerinin yer alması, adaletin arayışında toplumun farklı kesimlerinin bir araya geldiğini gösterdi.