Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği'ne yönelik son temaslarını Brüksel'deki yoğun programıyla sonuçlandırdı. Bu ikmalde, AB Komisyonu'nun önde gelen isimleriyle, Avrupa Parlamentosu'nda etkili olan komitelerin başkanlarıyla ve sektörün önde gelen temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmeler, Türkiye'nin Avrupa'daki ekonomik konumunu ve gelecekteki işbirliği potansiyelini şekillendirme hedeflerine hizmet etti.

Özellikle AB Komisyonu Temiz, Adil ve Rekabetçi Geçişten Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ile yapılan görüşmede, Türkiye-AB arasındaki ekonomik ve ticari bağların, AB'nin rekabetçilik ve ekonomik güvenlik stratejileri, yeşil dönüşüm hamlesi ve yeni sanayi politikalarının ekonomik entegrasyon üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde tartışıldı. Bakan Bolat, AB'nin yeni sanayi ve rekabetçilik politikalarının, Gümrük Birliğimiz temelinde tesis edilen, güçlü üretim ve tedarik zincirlerini destekleyen kapsayıcı bir yaklaşımla oluşturulmasının kritik önemine vurgu yaptı.

Avrupa Parlamentosu'ndaki temaslarda ise Sanayi, Araştırma ve Enerji Komitesi Başkan Yardımcısı Tsvetelina Penkova ile yapılan görüşmede, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası'nın “Made in EU” düzenlemeleri ve Türkiye'nin beklentileri detaylı bir şekilde incelendi. Bakan Bolat, Gümrük Birliği'nin Avrupa'nın rekabet gücü açısından stratejik önemini vurgulayarak, Türkiye'nin düzenlemelerin yürürlüğe girdiği ilk andan itibaren ortak ülke olarak tanınmasını ve AB ile eşdeğer muamele görmesini talep etti. Bu durum, hukuki belirlilik sağlayacak şekilde mevzuatta Türkiye'nin statüsünün güvence altına alınması beklentisini de beraberinde getirdi.

Aotomotiv sektöründeki görüşmelerde ise Hyundai Motor Europe Üst Yöneticisi Xavier Martinet ve Ford Başkan Yardımcısı John Lawler ile yapılan toplantılarda, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, uluslararası yatırımlar ve Avrupa'nın küresel rekabet gücüne katkıları değerlendirildi. Bakan Bolat, “Made in EU” düzenlemelerine Türkiye'nin tüm unsurlarıyla dahil edilmesinin önemini vurgulayarak, mevcut yatırımların sürdürülebilirliğinin ve yeni yatırımların önünün açılmasının stratejik hedeflerle uyumlu olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, Türkiye-AB otomotiv değer zincirlerinin güçlendirilmesi ve sektörün önde gelen yatırımcılarıyla yakın diyalog yoluyla desteklenen bir stratejiye işaret ediyor.”}ص