İzmir'in geleceği ve halkının güvenliği üzerine yapılan tartışmalar, şimdi mahkemeye taşınıyor. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde görevli Prof. Dr. Hüseyin Şeyhamlıoğlu'nun Akit TV'deki sözleri, İzmir Barosu tarafından suç olarak değerlendirilerek Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Baro, söz konusu ifadelerin, kamuoyunda hoşgörüsüzlüğü körüklediğini ve barışçıl bir diyalogu engelleyebileceği gerekçesiyle harekete geçti.
Suç duyurusu dilekçesinde, akademisyenin İzmir'i, geçmişte yaşadığı zorluklardan sonra elde ettiği özgürlüğü ve bağımsızlığı hedef alan bir kentin, yeniden fethedilmesi gereken bir alan olarak tanımlaması, Anayasa ve Avukatlık Kanunu'nun getirdiği sorumluluklar çerçevesinde, kabul edilemez bir durum olarak nitelendirildi. Baro, bu türden ifadelerin, ulusal birlik ve beraberliği zedeleyecek, toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getirecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Dilekçede, söz konusu ifadenin, sadece bir düşünce özgürlüğü ihlali olarak değil, aynı zamanda toplumsal huzur ve güvenliği tehdit eden bir eylem olarak değerlendirileceği belirtildi.
Baro, Prof. Dr. Şeyhamlıoğlu'nun ifadelerinin, tarihsel gerçekleri çarpıtmaya yönelik olduğunu ve İzmir'in Türkiye Cumhuriyeti'nin ayrılmaz bir parçası olduğunu açıkça ifade ettiğini kaydetti. Ayrıca, bu türden provokatif söylemlerin, kamuoyunu kin ve düşmanlığa sürükleyebileceği ve demokratik değerleri zedeleyebileceği konusunda uyarıda bulundu. Dilekçede, akademisyenin TCK'nın 216. maddesi kapsamında soruşturma başlatılması ve hakkında kamu davası açılması talep edildi.
İzmir Barosu, Anayasa'nın ve Avukatlık Kanunu'nun getirdiği yetki ve sorumluluklarla, hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceği mesajını verdi. Baro, siyasi görüş farklılıklarına rağmen, tüm vatandaşların demokratik hak ve özgürlüklerinin korunmasının önemine dikkat çekerek, söz konusu ifadelerin hukuki ve ahlaki açıdan kabul edilemez olduğunu bir kez daha vurguladı. Baro, gerekli soruşturmanın yapılmasını ve ilgili makamlar tarafından gerekli adli süreçlerin işletilmesini talep ederek, İzmir'in güvenli ve huzurlu bir şekilde geleceğe umutla bakabilmesinin sağlanması için çaba göstereceğini ilan etti.”}souterp_key: