Dünya enerji piyasalarının son dönemdeki karmaşıklığı, Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başkanı Fatih Birol’un İstanbul Kongre Merkezi’ndeki Likit Gaz Haftası Programı’ndaki konuşmasında büyük dikkat çekti. Birol, enerji güvenliğinin, günümüz kriz ortamında dünyanın her köşesindeki enerji akışını etkileyen bir bütüncül yaklaşım gerektirdiğini vurgulayarak, mevcut durumun sadece petrol ve doğal gazla sınırlı olmadığını, gübre, ulaşım ve tarım gibi kritik sektörleri de kapsadığını belirtti.

ABD/İsrail-İran arasındaki gerilimlerin, enerji piyasalarında tarifsiyet yaratmaya devam ettiğini ve bu durumun özellikle dizel yakıt fiyatlarında ciddi bir artışa neden olduğunu Birol, çarpıcı bir şekilde ifade etti. Dizel, ulaşım, elektrik üretimi, sanayi ve tarım gibi birçok alanda hayati bir rol oynarken, savaşın ardından rafinerilerin hasar görmesiyle birlikte bu piyasada beklenmedik bir sıkıntı yaşandığını, sonuç olarak dizel fiyatlarının savaş öncesi seviyesinin iki katına yükseldiğini ekledi. Bu durum, tüketicileri doğrudan etkileyerek, özellikle haneler için ciddi bir mali yük oluşturuyordu.

Birol, aynı zamanda Uluslararası Enerji Ajansı’nın, dizel piyasalarındaki bu zorlu koşulların etkilerini azaltmak için yoğun çaba gösterdiğini ve devlet başkanlarıyla yaptığı görüşmelerde, küresel enerji güvenliğini sağlamak amacıyla stratejik önlemler alınması gerektiğini dile getirdi. LPG konusunda da benzer bir endişeyi dile getiren Birol, LPG ticaretinin büyük bir bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden Asya’ya yönlendirildiğini ve bu bölgedeki jeopolitik risklerin piyasada önemli bir sıkışıklığa yol açtığını vurguladı. LPG fiyatlarının savaş öncesi seviyelere göre ortalama %60 yükselmesi, hem tüketicileri hem de enerji sektörünü olumsuz etkiliyordu.

Birol, LPG’nin evlerde ısınma ve yemek pişirme gibi alanlarda yaygın olarak kullanıldığını ve bu nedenle enerji krizinin haneleri doğrudan etkilediğini belirterek, enerji sektörü ile işbirliği yaparak, bir ‘LPG Güvenlik Mekanizması’ geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. UEA’nın geniş petrol stokları sayesinde, piyasada herhangi bir aksaklık yaşanması durumunda hızlı bir müdahale imkanı sunabildiğini ve bu stratejik avantajın, hükümetler ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerde büyük önem taşıdığını ekledi. Ayrıca, temiz pişirme güvenliği programına da önemli bir destek verildiğini ve LPG’nin bu alandaki en güvenilir ve pratik çözüm olduğunu vurguladı.