Türkiye’nin önde gelen kahve markalarından Mikel Coffee, sosyal medya kampanyasında yaptığı bir hamleyle büyük bir çıkmaza girdi. Başakşehir’deki şubesi için hazırlanan, kız öğrenci yurdunun özellikle vurgulanarak çekim yapılması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve markanın itibarını ciddi şekilde zedeledi. Bu olay, dijital pazarlamanın etik sınırları ve hedef kitle belirleme konusundaki hassasiyetini bir kez daha göz önüne serdi.
Olayın merkezinde, Mikel Coffee’nin sosyal medya ekibinin hazırladığı tanıtım videosu yer alıyordu. Video, Başakşehir’in ‘yenilikçi yaşam alanlarından’ biri olarak öne çıkan kız öğrenci yurduyu, kafe işletmesinin konumunun dikkat çekici bir şekilde vurgulanarak tanıtıyordu. Bu yaklaşım, yurdun sakinlerini özellikle hedefleyen, cinsiyetçi bir strateji olarak eleştirilerek büyük tepkilere neden oldu. Sosyal medyadaki tartışmalar, Başakşehir Belediyesi’ne ve ilgili sivil toplum kuruluşlarına yönelik çağrılarla sonuçlandı, bu da markanın itibarını daha da tehlikeye attı.
Markanın resmi açıklaması gecikmeli olsa da, durumun ciddiyetinin farkına vardı. Mikel Coffee Türkiye, Instagram hesabından yayımladığı bir açıklama ile reklamın hazırlanmasında ve yayımında herhangi bir rolünün olmadığını bildirdi. Şirket, reklamın yapay zeka tarafından oluşturulduğunu ve kurumsal iletişim ekibine iletilmediğini savundu. Ancak, reklamın markanın değerleriyle uyuşmadığı ve etik kurallara aykırı olduğu vurgulanarak, Başakşehir şubesiyle olan ticari ilişkinin sonlandırılmasına karar verildi.
Son olarak, Mikel Coffee Türkiye, franchise işletmecisiyle olan sözleşmeyi feshetti ve Başakşehir şubesinin tabelasını indirerek operasyonlarını sonlandırdı. Şirket, yasal haklarını saklı tutarak, markanın itibarını zedeleyecek herhangi bir paylaşım karşısında yasal yollara başvuracağını duyurdu. Bu olay, dijital pazarlama stratejilerinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi ve hedef kitleye yönelik hassasiyetin göz önünde bulundurulması gerektiğini bir kez daha kanıtladı.