Ankara’da uzun süredir devam eden, Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayetinin kovuşturma sürecinde yeni bir gelişme kaydedildi. 18 Aralık 2002’de hayatını kaybettiği, çeşitli iddialara konu olan Hablemitoğlu’nun cinayetinin faili olduğu öne sürülen 10 sanığın yargılandığı davada mahkeme, soruşturmanın tamamlanması için önemli bir karar verdi.

Duruşma salonunda, tutuklu sanıklar Nuri Gökhan Bozkır ve Enver Altaylı SEGBİS aracılığıyla katılırken, tutuksuz sanıklar Mehmet Narin, Levent Göktaş, Fikret Emek, Aydın Köstem ve Ahmet Tarkan Mumcuoğlu hazır bulundu. Hablemitoğlu ailesinin avukatları Ersan Barkın ve sanıkların avukatları da duruşmaya katılarak, davadaki gelişmeleri değerlendirdi. Sanıklar, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması ve soruşturmanın tamamlanması taleplerinde bulundular. Özellikle, Hablemitoğlu’nun katledilmeden önceki son günlerine ait görüntülerin incelenmesi ve bu görüntülerdeki kişilerin kimliklerinin belirlenmesi için başlatılan soruşturmanın sonuçlanmasını beklediklerini vurguladılar.

Sanık Levent Göktaş, duruşmada 9 sayfalık bir savunma yaparak, cinayet döneminde Kazakistan’da verdiği kursun sertifikası ile “tetikçi” iddiasıyla yargılanan Ahmet Tarkan Mumcuoğlu’nun Kazakistan’daki fotoğraflarını hatırlatarak, bu delillerin soruşturma sürecinde yeterince değerlendirilmediğini ifade etti. Sanıkların avukatlarından Ali Soykan, tanıkların gerçeği sakladığını savundu ve Hasan Atilla Uğur ile Refik Ali Uçarcı’nın ifadelerinin yanıltıcı olduğunu belirtti. Soykan, Uğur’un Ergenekon soruşturması kapsamında Uçarcı’yı sorguladığını ancak bu sorgulamanın gizlendiğini iddia etti.

Sanıkların avukatlarından Mehmet Eren Turan, savcının hem dosya hem de kovuşturma savcısı olarak görev yapmasının davaya zarar verdiğini belirterek, soruşturmada önemli şüphelilerin tespit edilmediğini ve bu kişilerin görüntülerin incelenmediğini vurguladı. “Geldiğimiz aşamada bu davanın sanıkları bu dosyada değildir” diyerek, adli kontrolün devam ettirilmesi için mahkemeye çağrıda bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin geçici olarak kaldırılmasına karar verirken, soruşturmanın tamamlanması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına karar verdi. Dava, bir sonraki duruşmada 24 Mart 2027’ye ertelendi.”} Pájdákat nézzünk! A szívünkben csendes, a lábaink a földön.