Avrupa, enerji geleceğine yön verirken rüzgar enerjisine büyük bir yatırım yapıyor. WindEurope’un detaylı analizleri, kıtada yenilenebilir enerjinin dönüşümünde rüzgarın kritik rolünü ortaya koyuyor. 2030 yılına kadar 439 gigavatlık bir kapasite artışıyla Avrupa, enerji bağımsızlığını güçlendirme hedefinde önemli adımlar atacak.
2026-2030 döneminde Avrupa, 151 gigavatlık yeni rüzgar enerjisi kapasitesi kurmayı planlıyor. Bu hedefin %77’lik kısmını, yani yaklaşık 117 gigavatlık kısmını karasal (onshore) rüzgar projeleri destekleyecek. Yıllık ortalama 30 gigavatlık bir kapasite artışı hedeflenirken, bu artışın 22 gigavatlık kısmı Avrupa Birliği ülkeleri arasında eşit şekilde dağıtılacak. Bu sayede, 2030’da toplam kurulu rüzgar enerjisi kapasitesi 439 gigavatı aşarak kıtayı enerji pazarında daha güçlü bir konuma taşıyacak.
Sadece kapasite artışlarıyla sınırlı kalmayacak olan rüzgar enerjisi sektörü, aynı zamanda 443 bin kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayacak. Bu sayı, 2030’a kadar 607 bin kişiye yükseltilecek. Yenilenen rüzgar santralleri ve yeni yatırımlar, Avrupa’nın iş gücü piyasasına önemli katkılar sağlayacak. Ayrıca, 2026-2030 döneminde 16 gigavatlık bir kapasite devreden çıkarılacak, bu süreçte 8 gigavatlık kısım yenilenerek 17 gigavat seviyesine ulaşacak ve kalan 8 gigavatlık kısım ise tamamen kapatılarak sistemden ayrılacak.
Rüzgar enerjisi teknolojilerindeki gelişmeler, bir rüzgar santralinin ortalama güç kapasitesini 5,2 megavat (karasal) ve 10,7 megavat (deniz üstü) olarak artıracak. Bu sayede, daha fazla enerji üretimi ve daha az sayıda türbin ile aynı kapasite hedeflenebilecek. Avrupa’nın rüzgar enerjisi hedeflerine ulaşması, hem ekonomik büyüme hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli bir dönüm noktası olacak.