Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Mahmud, ülkesinin jeopolitik konumunun ve hidrokarbon potansiyelinin ön plana çıktığı bir dönemde, uluslararası arenadaki stratejik hedeflerini kamuoyuna duyurmak üzere önemli bir söyleveye imza attı. Dawan TV aracılığıyla gerçekleşen bu görüşmede, Somali'nin ekonomik dönüşümüne yön veren enerji arama faaliyetleri ve bu süreçteki Türkiye'nin rolü detaylı bir şekilde tartışıldı. Cumhurbaşkanı Mahmud, Somali açıklarında devam eden petrol ve doğal gaz keşif çalışmalarının, ülkenin uzun vadeli ekonomik kalkınması için hayati bir öneme sahip olduğunu vurgularken, bu çalışmaların uluslararası iş ortaklarıyla eşgüdümlü yürütüldüğünü belirtti.
Türkiye'nin bu projede önemli bir rol oynadığını kabul eden Cumhurbaşkanı Mahmud, “Türkiye’den başka kimimiz var ki, bizi başka kim istiyor, destekliyor?” şeklinde, diğer aktörlerle rekabetin ve uluslararası ilgi alanlarının yoğunlaştığı bu ortamda Türkiye’nin stratejik konumunun önemini yadsınamaz bir şekilde ortaya koydu. Somali'nin 12 hidrokarbon bloğundan yalnızca 3’ünün Türkiye’ye tahsis edildiğini, diğerlerinin ise Batılı ülkelerle yapılan anlaşmalar sonucunda yerleştirildiğini belirterek, yatırım yapamayan şirketlerin projelerden çekilmesinin, Türkiye’nin bu alandaki rolünün ne kadar kritik olduğunu gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Mahmud, ‘Yarın isterlerse daha fazlasını da verebiliriz’ diyerek, Türkiye’nin bu alandaki esnek yaklaşımını ve uzun vadeli taahhütlerini de açıkça ifade etti.
Söyleminde, Somali’nin uluslararası yatırımcıları ülkesine çekme hedefi ve bu hedefe yönelik attığı adımlar da yer aldı. Cumhurbaşkanı Mahmud, ‘Bizler dünyanın bize gelmesini istiyoruz’ diyerek, ülkesinin yatırım ortamını iyileştirmek ve ekonomik büyüme potansiyelini ortaya çıkarmak için attığı adımları vurguladı. Ancak, bu hedefe ulaşmanın önündeki engelleri de açıkça belirtti: yatırım yapamayan şirketlerin projelerden çekilmesi ve uluslararası rekabetin yoğunluğu. Bu durum, Somali’nin enerji stratejisinde karşı karşıya olduğu karmaşık dinamikleri ve zorlukları da ortaya koydu.
Son olarak Cumhurbaşkanı Mahmud, Somali’nin karşı karşıya olduğu genel sorunların çözümünün, güçlü bir devlet kurumunun inşasıyla mümkün olduğunu vurgulayarak, güvenlik, ekonomi ve anayasa konularındaki hedeflerin eş zamanlı olarak yürütülmesinin önemine dikkat çekti. 2012 geçici anayasası tartışmalarına ilişkin açıklamalarında, anayasının ‘değiştirilemez değil, ihtiyaçlara göre güncellenebilen, yaşayan bir belge’ olduğunu belirterek, anayasa sürecindeki nihai sorumluluğun parlamentoya ait olduğunu ve mevcut çerçevenin gerektiğinde revize edilebileceğini ifade etti. Terörle mücadeledeki ilerlemeler ve güvenlik güçlerinin yeniden yapılandırılmasına rağmen, bu sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu da hatırlatarak, uluslararası toplumun desteğinin devam edeceğini vurguladı.”}