Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) hazırladığı ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in ismi geçtiği bir taslak raporun yayınlanması üzerine harekete geçti. Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AP'nin bu yaklaşımını açıkça kınayarak, hükümetin ve Bakan'ın saygınlığını koruma çabasını sürdürüyor. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası arenadaki tutumunu ve AB ile olan ilişkilerini yeniden gündeme getiriyor.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu’ndan bir parlamenterin, Bakan Gürlek’e yönelik ‘yaptırım çağrısı’ yaptığı ve bu talepler üzerine Ankara’nın da bir geri dönüşte bulunduğu öğrenildi. Ancak, hükümet yetkilileri bu tür çağrıları ‘sömürgeci’ bir dil ve saygısızlık olarak kabul ediyor. Ömer Çelik, bu tür ifadelerin, Türkiye'nin egemenlik haklarına doğrudan bir saldırı olduğunu ve Parlamento'nun bu tür girişimlerde bulunmasının kabul edilemez olduğunu açıkça belirtti. Hükümet, AP'nin geçmişte sergilediği ‘siyaset ve insan hakları okulu’ imajının, günümüzdeki davranışlarıyla çeliştiğini ve bu nedenle güvenilirliklerinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Hükümetin tepkisi, özellikle raporun taslak metnindeki ‘yaptırım listesi’ önerisiyle daha da sertleşti. Bu öneri, Türkiye’nin uluslararası arenadaki itibarını zedelemeyi amaçlayan bir girişim olarak değerlendiriliyor. Ömer Çelik, AP’nin bu tür çağrıların arkasındaki motivasyonların, köklü bir kurum olan Avrupa Parlamentosu tarafından ciddi bir şekilde sorgulanması gerektiğini vurguladı. Hükümet, Türkiye'nin geçmişte hazırladığı raporların, diyalog kapılarını açmak yerine, belirli siyasi odakları tatmin etmeye yönelik olduğunu, bu nedenle AP'nin Türkiye'ye yaklaşımının daha adil ve hakkaniyetli olması gerektiğini savundu. Ayrıca, AP’nin Gazze gibi temel insanlık konularında, tarihin doğru tarafında duramaması nedeniyle, bu tür girişimlerde bulunmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Avrupa Parlamentosu’nun 17 Haziran’da Türkiye raporunu oylaması bekleniyor. Bu oylama, Türkiye ve Avrupa arasındaki gerilimli ilişkilere bir yenisini daha ekleyebilir. Hükümet, raporun kabulünü engelleyecek her türlü çabaya karşı kararlı olduğunu ve Türkiye’nin egemenlik haklarını koruma konusundaki tutumunun değişmeyeceğinin altını çizdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin, Avrupa Parlamentosu'nun saygın ve hakkaniyetli yaklaşımlarına uygun, karşılıklı saygı ve diyalog çerçevesinde bir işbirliğine hazır olduğunu da ekledi.