Millî Kütüphane’nin ihtişamlı atmosferi, dün akşam kültür yayıncılığına önemli bir katkı sağladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aleksandre Jaba Koleksiyonu ve “Rami Kütüphanesi” adlı iki yeni eserin tanıtımına katılarak, Türkiye’nin kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Lansman, sadece yayıncılık dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirmekle kalmadı, aynı zamanda Kürt dil ve kültürünün zenginliğini ve önemini vurgulayan bir etkinliğe dönüştü.
“Rami Kütüphanesi” adlı çalışma, özellikle dikkat çekiciydi. Bu proje, 19. yüzyılın sonlarında, Rami Kışlası’nın, günümüzdeki modern kütüphane ve kültür merkezi haline gelme sürecini detaylı bir şekilde aktarıyor. Tarihi dokuyu koruyarak, aynı zamanda çağdaş ihtiyaçlara cevap veren bir mekanın yaratılış hikayesini sunuyor. Bakan Ersoy, bu dönüşümün sadece bir kütüphane inşa etmekten öte, aynı zamanda bir şehrin ve bir milletin hafızasının korunması ve geliştirilmesi olduğunu vurguladı.
Aleksandre Jaba Koleksiyonu ise, Kürt diline ve kültürüne duyduğu özel ilgiyle tanınan bir figürün, Erzurum’daki görev süresince topladığı eserlerin tıpkıbasımını içeriyordu. Bu koleksiyon, dil ve edebiyatın yanı sıra halk kültürü, folklor, sözlü anlatı geleneği ve dönemin toplumsal hayatına dair önemli kaynaklar sunuyor. Bakan Ersoy, bu koleksiyonun, araştırmacılar ve meraklılar için eşsiz bir hazine olduğunu, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin bir yansıması olduğunu ifade etti. Her ciltte Türkçe ve Kürtçe inceleme metinlerinin bulunması, koleksiyonun kullanım değerini daha da artırıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu yayın projesi, sadece bir kitap lansmanı değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel mirasını koruma ve yayma misyonuna önemli bir katkı sağlıyor. 2010 yılından beri devam eden bu kapsamda 17 başlık eserin okuyucuya sunulması, çalışmaların sürekliliğini gösterirken, Aleksandre Jaba Koleksiyonu’nun, daha geniş bir yazılı miras bütününe ulaşan yeni bir halka oluşturduğunu belirtiyor. Bakan Ersoy, farklı kültürel çevrelerde üretilen eserlerin bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve yayın yoluyla erişime açılmasının, kamu yayıncılığının temel sorumlulukları arasında yer aldığını ve bu yaklaşımın, Türkiye’nin kültürel zenginliğini daha da artıracağını vurguladı.”}”ç