Yüzlerce yıl boyunca unutulmuş hissettiren, gotik atmosferiyle gönüllerde taht kurmuş Castlevania serisi, nihayet yeniden doğuyor. Bu yeniden doğuş, nostaljiye duyulan özlemi gidermekle kalmayıp, türün temel prensiplerine sadık kalarak modern oyunculuk beklentilerini de karşılamayı hedefliyor. İlk olarak Symphony of the Night’ın büyüsüne kapılan ve ardından Bloodstained: Ritual of the Night’ın karanlığını keşfedenler için bu dönüşüm, uzun süredir beklenen bir쾌zanın ifadesi niteliğinde.
Serinin ilk adımı, efsanevi Koji Igarashi’nin elinden çıkaran, kusursuz kontrolleri, merak uyandıran dünya tasarımı ve yoğun atmosferiyle öne çıkan oyunlar sayesinde adını duyuran Belmont’s Curse ile yapılıyor. Ancak bu yeniden doğuş, eski günlerin gölgesinde kalmak yerine, türün en iyi öğelerini koruyarak yenilikçi bir yaklaşımla ilerliyor. Özellikle, oyun dünyasının şekillenmesinde öncülük eden ve Metroidvania türünün gelişimine katkıda bulunan bu dönüşüm, oyunculara uzun süredir beklenen bir deneyim sunuyor.
Oyun, bizi 1499 yılında, Dracula’nın hüküm sürdüğü bir dönemde, efsanevi Trevor Belmont’un kızı Rose Belmont’un hikayesine sürüklüyor. Rose, babasının mirasını devralmış, olağanüstü bir savaşçı kimliğiyle öne çıkıyor. Oyunun mekanikleri, oyunculara hem tanıdık hem de yenilikçi bir deneyim sunuyor. Başlangıçta duvarlara tırmanma, çift kaçış (double dodge) gibi yeni hareketler serbest bırakılırken, ilerleme doğrultusunda kancalı kırbaç (grapple whip) gibi mekanikler de oyuna dahil oluyor. Bu, oyunculara hem klasik Castlevania hissini yaşatırken, aynı zamanda farklı stratejiler geliştirme imkanı sunuyor.
Envanter sistemi, Castlevania serisinin geleneksel özelliklerinden önemli ölçüde farklı bir yapıya sahip. Oyun, karmaşık ve eşya dolusu bir envanter yerine, Rose’un tek bir tuşla kullanabildiği üç adet iyileştirme iksiriyle sunuyor. Bu iksirler, kayıt noktalarını kullandığınızda otomatik olarak doluyor ve düşmanlardan düşen eşyalarla geçici olarak iksir sayısını artırabiliyorsunuz. Düşmanlardan düşen diğer tüketilebilir şeyler ise anında can ve mana yenileyen küreler şeklinde tasarlanmış. Bu sadeleşme, silah ve aksesuar toplama mantığına da olumlu bir etki sağlıyor; artık oyuncular, oyunun kaderini değiştirecek nadir eşyaları elde etmek için saatlerce aynı koridora girip çıkmak zorunda kalmıyor. Bunun yerine, haritanın dört bir yanına gizlenmiş yedi benzersiz silah türü sunarak, oyunculara daha derli toplu bir deneyim sunuyor. Bu silahlar, kancalı kırbacınızla harika şekillerde kombo yapabilmenizi sağlıyor. Ek olarak, boss savaşlarını kazandıkça elde edilen Tarot kartları aracılığıyla büyü gücüne de erişebiliyor, bu da oyunun stratejik derinliğini artırıyor.